Öner Döşer

10 Ekim Haftası

Bu sayfa 18595 kişi tarafından ziyaret edildi.

10 Ekim haftası: URANÜSYEN SÜPERAYA HAZIR MISINIZ?

Bu haftanın astrolojik açıdan en önemli göksel olayı Koç burcunda gerçekleşecek olan dolunay hiç kuşkusuz. Bu aynı zamanda bir SÜPERAY!

SÜPERAY, Ay’ın yörüngesinde Dünya’ya en yakın pozisyonunda olduğu zamanın yeniay veya dolunay fazıyla çakışmasıdır. Bir yılda birkaç kez olabilir.

Astrolog Riacard Nolle’ye göre Ay’ın Dünya’ya en yakın olduğu (Perigee) dönemlerinin yeniay veya dolunayla çakıştığı ve onun SÜPERAY olarak tanımladığı zamanlarda doğal afetlerde artış olur. Nolle, bu riskin en fazla SÜPERAY’dan, yani Ay'ın Dünya'ya en yakın konumuna denk gelen yeniay veya dolunaydan 30 saat öncesi ile 30 saat sonrası gibi bir zaman aralığında olduğunu söylüyor.  Bu zaman zarfında 5 ve üzeri depremlerin, volkan patlamalarının ve kasırgaların daha sık görüldüğünden ve buna birçok örnek veriyor web sitesinde. İlgili yazıya ulaşmak için linki tıklayınız.   

http://www.astropro.com/features/articles/supermoon/


Doğal afetler ve meteorolojik olaylar

Bir öngörü sanatı olan astroloji doğal afetleri ve meteorolojik olayları öngörmek için de kullanılmıştır, kullanılmaktadır. Bu konuya başka bir yazımda daha geniş yer vereceğim, ama kısaca belirtmek ve dönemsel gezegen dizilimleriyle bağdaştırmak açısından bir iki noktaya değinmek isterim.

Büyük çaplı depremlerin astroloji haritaları incelendiğinde, gezegenler arasında sıklıkla 90 ve 180 derecelik açılar görülür. Bazı önemli deprem haritalarında T-kare açı kalıbı görülmektedir. 16 Ekim dolunayı haritasında daha sonra göreceğimiz üzere, öncü burçlarda T-kare açı kalıbı vardır. Eğer açı toleransını geniş olarak alırsak ve burç bazında bakarsak Jüpiter-Merkür-Mars-Plüton-Uranüs-Güneş ve Ay öncü burçlarda T-kare açı kalıbı oluşturmaktadır. Tabii bu yerleşimler dikkat çekicidir ve dünya genelinde orta ve üzeri şiddette depremler gerçekleşebileceğini düşündürmektedir.

Dolunay derecesine Uranüs’ten sonra en yakın açı yapan gezegen Merkür’dür ve dolunayı takip eden günlerde Merkür-Uranüs karşıtlığı iyice etkinleşecektir. Astrometeoroloji alanında güvenilir bir uzman olan astrolog Brand Riske’e göre bu iki gezegenin uyumsuz açılarında ani değişiklikler, fırtınalar, mevsimsel kasırgalar, hortumlar görülür. Hava koşulları tahmininde tetikleyici rolüyle dikkate alınan Merkür rüzgarın hızı ve yönü ile ilgilidir ve Uranüs’ten sonra ikinci elektrik gezegendir. Bu şartlarda dolunay civarındaki günlerden itibaren hava şartlarında ani ve beklenmedik değişimler, sert rüzgarlar, fırtınalar muhtemeldir.

Jeomanyetik fırtınalar ve olaylar

Dolunayda Ay direkt Dünyanın arkasında ve Dünya çevresinde dönen partiküllerin her dakika değişen tirbuşon tarzı akımıyla oluşmuş olan “manyetik kuyruk” bölümündedir. Ay’ın buraya ulaşması yaklaşık 4 gün alır ve bazen Dünyanın manyetik alanında ek bir dengesizliğe neden olur. Yeniay döneminde Ay Dünya ve Güneş arasına girdiğinden fiziksel varlığı Güneşten gelen partiküllerin akımını keser ve jeomanyetik bozukluklar olur. Bu jeomenyetik bozukluklar (yer manyetik alanındaki bozukluklar) hayatımızdaki bazı dengesizliklerle, hızlı iniş çıkışlarla örtüşmektedir. Jeomanyetik fırtınalarla oluşan jeomanyetik bozukluklar toplumsal olaylarda da artışların olduğu zamanlardır.

Dolunaylar duyguların had safhada olduğu zamanlardır. Tabii sadece duyguların değil, yaratıcılığın da çok arttığı dönemlerdir. Ay’ın Dünya’ya en yakın olduğu zamanlar da öyle (Perigee). Her ikisi çakıştığında, yani SÜPERAY olarak tanımlanan durum gerçekleştiğinde, duygusal anlamda duyarlılık had safhada olur. Duygularda iniş çıkışlar, uyarılma, huzursuzluk hakimdir.
Tabii tüm bunları astrolojik açıdan ele aldığımızda, dolunay ya da SÜPERAY esnasında hangi gezegen dizilimlerinin olduğuna, en çok da dolunayla hangi gezegenin hizalandığına, açı yaptığına bakarız. 16 Ekim Pazar günü gerçekleşecek dolunay ile dizilimde olan gezegen Uranüs’tür.

Beklenmeyeni bekleyin!

Astrolojik açıdan ele alındığında, Uranüs denilince akla gelen bazı kelimeler şunlardır: beklenmedik, ani, sürpriz, sıra dışı, olağan dışı, şaşırtıcı, şok edici, çarpıcı, orijinal, yaratıcı…

Dolunaylar, bir müddettir hazırlanan durumların ve olayların ortaya çıkma zamanlarıdır. Daha evvelce net olmayan ya da henüz görünür olmayan şeyler artık tam anlamıyla görünür olur.

Dolunay Uranüs ile hizalandığında ortaya çıkan şeyler beklenen, hazır olunan şeyler olmayabilir. Daha ziyade beklenmedik, sürpriz, şaşırtıcı çoğu zaman şok edicidir.

Uranüs değişimin katalizörüdür, değişimi hızlandırır. Ay’ın yörüngesinde Dünya’ya yakın geçişlerinde de benzer etkileri bekleyebiliriz. Olaylar beklenenden hızlı gelişebilir. Bu yüzden kendimizi ani ve beklenmedik şekilde gelişen durumlara hazırlamamızda fayda var.  

Hızlı duygusal değişimler

Ay-Güneş karşıtlığında oluşan dolunay zamanlarında bazı hassas kişiler daha fazla etkilenir. Huzursuz bir mizaca sahip kişiler diğerlerinden daha abartılı tepkiler verebilir, kendilerine ve etraflarındakilere huzursuzluk yayabilirler. Zaten akıllarında olanı ortaya dökerler, yani tavırları daha belirginleşir. Bazen etkilenme aşırı safhalara varabilir ve böyle durumlarda adeta cinnet hali yaşanabilir. Şiddete meyilli insanlar şiddet içeren eylemlere yönelebilirler.

Dolunay zamanlarında intiharların, psikozların, trafik kazalarının ve kalp krizi nedenli ölümlerin arttığı bilinmektedir. Lunatik teriminin kullanılması boşuna değildir ve dolunay döneminde ay çılgınlığı ya da lunatik terimi kullanılan delilikler yaşanabilir. Diğer ay fazlarında da psikotik davranışlar görülebilse de, bu oran dolunaydaki kadar fazla değildir.

Dolunay haritasında gördüğümüz üzere, Mars-Plüton kavuşumunun etkisi giderek belirginleşecektir ve Uranüs ile birleşen bu dolunay esnasında, hızlı hareket eden gezegenler olarak Merkür ve Mars’ın tetikleyici rol oynaması hayli yüksek ihtimaldir. Yani, hızlı duygusal değişimler, ilişkilerimizde büyük dengesizliklere sebep olabilir. Bu sadece bireysel olarak değil, toplumsal olarak da ele alınmalıdır. Ve pek tabii ki, nihayetinde birer insan olan yönetici figürlerini de etkilemektedir.  

Farkındalığın farkı

Dolunaylar, daha önce fark etmediğimiz bir şeyleri fark edebilme fırsatı sunar aynı zamanda. Bu fark etmediğimiz şeylerin farkında olmamız için bazı uyarılara ihtiyaç vardır. Transitler, yani gezegen geçişleri ve birbirlerine göre değişen pozisyonları, tüm bunların bizim haritalarımız üzerindeki etkileri, tekamül sürecinde yaşadığımız deneyimlerin bir organizasyonudur ve bize kazandırdığı şey farkındalıktır.

Bir şeyleri fark etmek, bilincinde olmak, o şeylere ve durumlara vereceğimiz tepkileri etkiler. Bilinçsiz, farkında olmayan bir kişiyle, bilinçli ve farkındalığı yüksek kişi arasındaki en büyük fark, olaylara verilen tepkiler aşamasında ortaya çıkar.

Bu yüzden, dönemsel transitlerle ifade edilen ve etrafımızda gelişen olaylarla örtüşen gezegen konumlarını takip etmek, bizi ürkütmek yerine uyandırmalıdır! Farkında ve uyanık olmamızı sağlamalıdır. Uranüs’ün en önemli fonksiyonlarından bir tanesi, ani ve beklenmedik olaylarla ortaya çıkan yüksek farkındalık düzeyidir. Evreka modudur. Etrafımızda gelişen zorlu durumlara yaratıcı çözümler üretme becerimiz böylelikle ortaya çıkar.  

Bu yüzden, endişe ve korku içerisine düşmek, kaos içerisine çekilmemek, olayla olay olmamak gerektir. İzlemek, muhakeme etmek ve tepkilerimizi buna göre vermek elimizdedir. FARKINDA OLURSAK, YÖNLENDİREBİLİRİZ!

İletişim açısından uygun zamanlar

İletişim açısından hayli hareketli bir haftaya giriyoruz. Zira iletişim gezegeni Merkür’ün pek çok açısı kesinleşiyor bu hafta: Merkür-Jüpiter kavuşumu, Merkür-Mars karesi, Merkür-Satürn altmışlığı, Merkür-Plüton karesi...

Tüm bu açılar, önemli konuşmaların, yazışmaların, toplantıların, duyuruların yapılacağı bir haftada olduğumuzu göstermektedir. Kolay akmayacak bu iletişim belli ki, zira genel olarak değerlendirdiğimizde, Merkür’ün T-kare açı kalıbını tetiklediğini görüyoruz. Uygun zamanları seçmek elimizde pek tabii ki!

Merkür-Jüpiter kavuşumunun Ay tarafından uyumlu açılarla tetiklendiği Pazartesi gününü ve bu kavuşumun gerçekleşeceği Salı gününü önemli konuşmalar, anlaşmalar, duyurular, tanıtımlar, yazışmalar, ticari işler açısından değerlendirebiliriz. Salı günü diğer gezegen açıları da müsait bu türde girişimler açısından. Özel ilişkiler açısından da öyle...

Merkür-Satürn altmışlığının kesinleşeceği, diğer gezegen açılarının da çok problematik olmadığı Cuma gününü de yine önemli konuşmalar, anlaşmalar, duyurular, tanıtımlar, yazışmalar, ticari işler açısından değerlendirebiliriz.

Buna mukabil Perşembe, Cumartesi ve Pazar günlerinde Merkür’ün stresli açıları var ve ayrıca o günlerde diğer gezegen açıları da hayli stresli. Bu yüzden önemli iş ve girişimler, anlaşmalar, konuşmalar, yazışmalar, talepler açısından bu günleri kullanmaktan kaçınabiliriz.

Şimdi hafta sonuna ilerleyelim ve biraz daha dolunaydan bahsedelim...

Dolunay hattı İstanbul üzerinden geçiyor

16 Ekim’de gerçekleşecek dolunayın izdüşümü İstanbul’un da yer aldığı koordinatlarda Ufuk düzlemi ile çakışıyor. Aşağıda Ay-Güneş karşıtlığının kesinleştiği anın haritasını görmektesiniz. Bu haritada Güneş yeşil oku ile işaretlenen doğu ufkuna, Ay yine yeşil ile işaretlenen batı ufkuna düşmektedir.


Peki, bu ne anlama geliyor?

Astrolojide yeniay ve dolunaylar ya da Güneş ve Ay tutulmaları ufuk düzlemine denk gelirse bu, halkı, ülkedeki insanların birbirleriyle ilişkilerini etkileyen durumların ortaya çıkacağına işarettir. Bu dolunayda olduğu gibi dolunayla hizalanan gezegen Uranüs ise bu, ani ve beklenmedik olayların patlak verebileceğinin bir göstergesi olabilir. Daha önce de vurguladığımız gibi, Uranüs değişimi hızlandıran bir katalizör işlevi görür. Sert karakterde ve anide patlayan olaylarla ilişkilidir.

Dolunay esnasında Ay’ın konumu en önemlisidir. Yukarıdaki haritada Ay 7. Ev girişindedir ve bu ev açık düşmanlıklarla, davalarla, ülkeler arası ilişkilerle, uluslararası anlaşmalarla bağdaştırılır. Ay’ın Uranüs ile birleşiyor olması, açık ve beklenmedik saldırılara, eleştirilere, davalara, ilişkilerde ve anlaşmalarla ilgili konularda şok edici değişimlere ya da sürprizlere, birden ortaya çıkan durumlara işaret edebilir. Haritayı Ankara için de çizdirdiğinizde, benzer durum söz konusudur. Yani bu dolunay ülkemiz açısından dikkat çekici gelişmelere işaret edebilir. Şimdi ülkemiz haritası üzerinde inceleme yapalım.

Türkiye astroloji haritası nasıl etkileniyor?

Uranüs ile hizalanan dolunay, Türkiye astroloji haritasının 11. Evine izdüşüyor. Bu ev uluslararası paktlar, müttefikler, Meclis, ülkede yer alan dernekler ve organizasyonlar, kurum ve kuruluşlarla alakalıdır. Dolunay derecesi, Türkiye astroloji haritasının 11. Evinin girişinde yer alan Kiron’un bulunduğu dereceye yakındır, 5. Evinde yer alan Merkür-Satürn kavuşumuna karşıt açı yapmaktadır. Aşağıda bu iki haritayı iç içe görmektesiniz. İçteki Türkiye astroloji haritası, dıştaki dolunay haritasıdır.    


Transit Uranüs, Türkiye astroloji haritasının Merkür-Satürn kavuşumunu zaten bir müddettir etkilemektedir. Karşılaştığımız olaylara bakış ve muhakeme tarzımızda şimdiye kadar oluşturduğumuz kalıpların değişmesi yönünde tetikleyici işlev görmektedir. Artık olaylara eskiden baktığımız gibi bakmamamız gerektiğini, bakış açımızı değiştirmemiz, kalıplarımızdan çıkmamız gerektiğini göstermektedir. Bu transit aynı zamanda ülkenin gençlerinin de daha aktif bir muhakeme, düşünme ve konuşma sürecine yönleneceğini göstermektedir. Tabii uluslararası diplomatik ilişkilerimiz alanında da hızlı gelişmelerin ve fikir-tavır değişikliklerinin göstergesidir (Merkür-Satürn Terazi burcundadır ve bu burç diplomasi ile ilişkilidir).

Haritamızın 7. Evinde ilerlemekte olan Plüton’un bulunduğu Zodyak derecesine hızlı bir şekilde yakınlaşan Mars, açık düşmanlıklar riskini giderek büyütmektedir. Daha önce dolunay haritasını değerlendirirken belirttiğimiz üzere, 7. ev açık düşmanlıklarla, davalarla, ülkeler arası ilişkilerle, uluslararası anlaşmalarla bağdaştırılır. Bu alanda ilerleyen iki gezegen (Mars-Plüton) içinde bulunduğumuz günlerde bu alanda zorlu ve stresli gelişmelere dikkat çekmektedir.

Haftanın günlere göre detaylı değerlendirmesine gelince...

Pazartesi gününe başlarken henüz Oğlak burcunda ve boşlukta ilerleyen Ay, sabah saat 09:32’de Kova burcuna geçiyor. Toplumsal konulara daha fazla özen göstermemiz gereken bir gündeyiz. İçinde yaşadığımız çevreye, toplumumuza, insanlığa ne yönde katkımız olabileceğini kendi içimizde değerlendirebilir, bu açıdan dışarıda daha aktif olabiliriz. Ay-Merkür üçgeninin etkili olmaya başladığı öğle sonrasındaki saatlerden itibaren, bu açının kesinleşeceği akşam saatlerine kadarki süreci yazmak, konuşmak, mütalaa etmek, duyurmak, anlaşma yapmak gibi faaliyetler ve ticari işler açısından değerlendirebiliriz. Ay-Jüpiter üçgeninin etkili olduğu akşam saatleri ve sonrasında da yine kolaylaştırıcı ve güzel bir enerji akışı var. Yukarıda saydığımız tüm faaliyetler ve finansal, eğitsel, hukuksal, kültürel alanda girişimler ve uluslararası konular ya da turizm açısından yapacağımız işlerde aktif olarak kullanabileceğimiz bir zaman dilimindeyiz. Değerlendirebiliriz.

Salı günü boyunca Ay Kova burcunda ilerliyor. Sosyal alanda başarı sağlayabileceğimiz, bizimle aynı ideale sahip kişilerle işbirliği vesilesiyle pozitif yönde önemli gelişmeler yakalayabileceğimiz bir gündeyiz. Ay-Satürn altmışlığının etkili olduğu sabahın erken saatlerini sağlam ve kalıcı adımlar atmak açısından değerlendirebiliriz. Merkür-Jüpiter kavuşumunun maksimumda etkili olduğu öğle öncesindeki saatlerde yabancılarla birlikte yapacağımız işler, hukuk ve eğitim alanında atacağımız adımlar, seminerler, paylaşımlar, seyahat organizasyonları gibi konularda güzel gelişmeler yakalayabiliriz. Genişlemeye, gelişmeye yönelik tüm fikir ve görüşlerimizi başkalarıyla paylaşabilir, aktif edebiliriz. Gün boyunca etkili olacak Mars-Neptün altmışlığı, zorlukların kolaylaşacağını, bariyerlerin bir nebze eriyeceğini, daha rahat ilerleyebileceğimizi gösteriyor. Öğle saatleri sonrasından başlayarak, özellikle akşam saatlerinde maksimumda etkili olacak Ay-Güneş üçgeni, gerek özel ilişkilerimizde, gerekse iş ve sosyal ilişkilerimizde destekleyici bir atmosfer oluşturuyor. Bu yüzden bu günü iyi değerlendirelim! Gecenin ilerleyen saatlerinde etkinleşecek Ay-Venüs karesi, özel ilişkilerimizde biraz gerilmemize sebep olabilir, bunun da farkında olalım!

Çarşamba gününün ilk yarısında Ay Kova burcunda ilerliyor. Gece yarısını takip eden saatlerde Ay-Venüs karesi kesinleşiyor: ilişkiler açısından gergin saatlerdeyiz, dikkat! Bu açının hemen ardından gelen Ay-Uranüs altmışlığı, beklenmedik hoş gelişmelere işaret edebilir. Saat 02:48’de kesinleşen Ay-Uranüs altmışlığının ardından başka temel açısı kalmayan Ay boşluğa giriyor. Ta ki 15:42’de Balık burcuna geçişine kadar da boşlukta devam ediyor Kova burcundaki ilerlemesine. Aradaki bu zaman diliminde girişeceğimiz işlerde bir yere varmakta zorlanabilir, haber ve gelişme beklediğimiz alanlarda ise netleşemeyebiliriz. Ama bu durum ille de olumsuz bir yanıt alacağımızı ya da negatif gelişmeler olacağını göstermiyor. Sadece belirsizlik ortamı mevcut ve yön değiştirme ihtimali yüksek o kadar. Ay’ın Balık burcunda ilerleyeceği ve giderek Neptün kavuşumuna doğru yaklaşacağı akşam ve sonrasındaki saatlerde işlerimizi akışa bırakmamız, çok fazla zorlamamadan ilerlememiz daha iyi bir seçim olabilir. Bazen zorlamak, bazen de zorlamamak gerekir. Akışta kalmak ve ayak uydurmak yoluyla rahat ilerleme, ertesi güne de yansıyor...

Perşembe günü boyunca Ay Balık burcunda ilerliyor. Bir gün öncesinde olduğu gibi, olayları fazla zorlamadan, akışta kalarak karşılarsak, daha kolay ve rahat ilerleyebiliriz. Sabah saatlerinde kesinleşen Ay-Neptün kavuşumu ve Ay-Mars altmışlığı da bunu destekliyor. Bazen oluruna bırakmak, beklediğimizden de kolay bir şekilde olayların çözülmesine sebep olabilir. Kontrolcü tavrı bir kenara koyabilirsek, daha rahat ilerleyeceğiz. Ay’ın Güney Ay Düğümü ile kavuşup Satürn ile kare açıya ilerlediği öğle saatleri sonrasında ise ilerlemekte zorlanabiliriz. Kolay akış hız kesiyor. Ay-Plüton altmışlığının etkili olduğu akşamüzeri saatlerinde girişeceğimiz işlerde tekrar destek bulabiliriz. Gün boyunca etkili olan Merkür-Mars karesi, sözlerimize dikkat etmemiz gerektiğini gösteriyor. Aceleci kararlardan ve uygulamalardan kaçınmamızda fayda var. Özellikle öğle sonrasındaki saatlerde kolay bir enerji akışı yok. Farkında ve dikkatli olalım!

Cuma gününe başlarken Ay Balık burcunda ilerliyor. Ay-Venüs üçgeninin etkili olduğu sabah saatlerinde daha kolay ilerleyebilir, insanlarla iyi kontaklarımız sayesinde arzu ettiğimiz sonuçlara daha hızlı ulaşabiliriz. Bu açının kesinleşeceği 10:13 sonrasında başka açısı kalmayan Ay, bir müddet için boşlukta devam ediyor Balık burcundaki ilerlemesine. 18:08’de Ay’ın Koç burcuna geçişiyle birlikte kararlılık kazanmaya, netleşmeye başlıyoruz. Akşam saatlerinde hızlı kararlar almamız gerekebilir. Gün boyunca etkili olan, akşam saatlerinde etkisi daha da artan Merkür-Satürn altmışlığı, ayağı yere basan, dengeli kararlar almamıza yardımcı olacak. Tecrübeli, güvenilir, yaşça olgun kişilerden tavsiye ve destek alabiliriz. Bu esvapta kişilerle görüşmeler, yazışmalar açısından da uygun bir zaman dilimindeyiz. Ticari hesaplaşmalar, muhasebe ile ilgili işlemler, inşa işleri, yapılandırma ve organizasyon işleri açısından akşam saatleri ve sonrasını değerlendirebiliriz.

Cumartesi günü boyunca Ay Koç burcunda ilerliyor. Hayli aktif, tempolu, bir o kadar da agresif akan bir zaman dilimindeyiz. Ay-Jüpiter karşıtlığı ve Güneş-Uranüs karşıtlığının etkili olduğu öğle saatleri civarında aşırılıklar, abartılar, haddini aşan işler, gözü kara girişimler, patlayıcı enerjiler devrede olacak, dikkat! Riskli işlerden, tehlikeli veya agresif kişilerden ve ortamlardan uzak durmakta, takipte, dikkatli ve uyanık olmakta fayda var! Ay’ın sırası ile Mars, Merkür ve Plüton ile sert açıları var. Yani gün boyunca Ay öncü burçlardaki T-kare açı kalıbını tetikliyor olacak. Bu da bazı stresli aktiviteleri tetikleyebilir. Sert ve şiddetli olaylara işaret eden Mars-Plüton kavuşumu da yakınlaşıyor. Özel ilişkilerimizde de gergin bir hava esebilir. Olayları sakin ve toleranslı karşılayabilir, değişen koşullara, durumlara, kişilere ayak uydurabiliriz. İnisiyatif alarak, muhtemel streslerden ve zorluklardan sıyrılabiliriz. Olayla olay olmazsak, bunu başarabiliriz. Zorlu bir gündeyiz, farkında ve uyanık olalım!

Pazar gününün büyük çoğunluğunda Ay Koç burcunda ilerliyor. Bir gün öncesinde olduğu gibi, hem hayli aktif, hem de hayli gergin enerjiler devrede olacak günün büyük çoğunluğunda. Sabah saatlerinde kesinleşen (05:29) Merkür-Plüton karesi, ille de benim dediğim olsun ısrarını tetikleyebilir. Sözel anlamda tartışmalara eğilim gösterebiliriz. Sert ve geri dönülemez noktaya çeken sözler sarf edebiliriz. Bunun ilişkilerimizde hırpalanma yaratması olasılığı hayli fazla, uyarmış olalım. Yine Cumartesi günü olduğu gibi bugün de tehlikeli ve agresif kişilerden uzak kalalım ya da dikkatli ve uyanık olalım. Sert ve patlayıcı enerjiler yine işbaşında! Saat 07:23’te gerçekleşecek dolunay esnasında Uranüs’ün aktif olması isyan duygularını tetikliyor, karşıtlık enerjisini aktif ediyor ve beklenmedik olanın ortaya çıkmasına ortam oluşturuyor adeta! Şu bir gerçek ki zorlu şartlar aynı zamanda yaratıcılığımızın da tetiklendiği zamanlardır. Çözüm bulma becerimiz aktiftir böylesi zamanlarda. Koç burundaki dolunay işte bu yönde de işlev görecek! 07:03-18:04 saatleri arasında boşlukta ilerleyecek olan Ay, bu saat itibariyle Boğa burcuna geçiyor (18.04). Günün geri kalanında biraz daha sakin kalabiliriz.

Sevgi, ışık ve umutla!
Öner Döşer, AMA, MAPAI
OPA Türkiye Temsilcisi
9 Ekim 2016, Pazar
Astroloji Okulu, Caddebostan

09.10.2016

Designed by Ongunsoft