Öner Döşer

2013'te Türkiye ve Dünya 2. Bölüm

Bu sayfa 10658 kişi tarafından ziyaret edildi.

2013 yılında Türkiye ve Dünya 2. Bölüm

2013-2015 yılları arasında etkili olacak Uranüs-Plüton karesi ekonomik anlamda büyük zorluklara işaret etmekte: Özellikle de Mars-Jüpiter-Uranüs-Plüton arasında oluşacak Büyük Kare açı kalıbı. Bu açı kalıbının etkin olacağı dönemde suçlarda artış, kitle ölümleri ve güç çekişmeleri yaşanabilir. İnsanlar maddi gerekçelerle otorite ve kurumlara karşı çıkabilir. Bireyler ve yönetimler arasında gerginlikler oluşabilir. Yeni düzenlemelerin yapılması gerekliliği artık kaçınılmaz hale gelebilir. Bu her koşulda nefeslerimizi kesecek büyük bir geçiş dönemi, paradigma değişimi dönemi olacak kuşkusuz. Fakat tarihte de görüldüğü gibi, değişim vasat insanlar veya olaylarla gerçekleşmez. Eğer tek bir gerçek olsaydı, paradigmalar asla değişmez ve keşifler yapılamazdı. 2013-2015 yılları arasında yaşanacak bu büyük paradigma değişimi maddi veya bilimsel standartlardan, ekonomiye ve günlük yaşam kalitesine, özel ve sosyal ilişkilerin standartlarına kadar uzanacak. Jüpiter’in Yengeç burcunda ilerleyeceği 26 Haziran 2013-16 Temmuz 2014 tarihleri arasında Uranüs-Plüton karesi Jüpiter’in de bu ikiliyle doksan ve yüzseksen derecelik dik açı oluşturması dolayısıyla t-kareye dönüşecek. Bu t-kare açı kalıbı da din ve inançlarla ilgili temalarda, kültürel, sosyal, ekonomiyle ilgili konularda dramatik olaylara ve değişimlere işaret etmekte. 7 Aralık 2013 ile 26 Temmuz 2014 tarihine kadar Terazi burcunda kalacak olan Mars da, bu tarih aralığında pek çok kez Jüpiter-Uranüs-Plüton t-karesini tetikleyecek ve stres daha da artacak.

Bu zorlu ama değişime neden olacağı için uzun vadede insanlığın yararına olacak dramatik süreçte, Satürn’ün Akrep burcundan geçişi de ekonomide daralma ve kayıp göstergesi olarak görülebilir. Satürn bu burçta 2014 yılı sonlarına kadar kalacak ki bu aynı zamanda Jüpiter-Uranüs-Plüton karesi dönemine denk gelecek. Ay Düğümleri’nin de Boğa-Akrep eksenine geçiyor olması ekonomilerin zorlu bir sürece giriyor olduğunu göstermekte. 2014 yılı Şubat ayına kadar Kuzey Ay Düğümü’nün Akrep burcunda ilerleyecek olması Satürn’ün daraltan yönünü güçlendirecek. Borsa ve bankalar kritik sürece girecek. Ortaklar ve eşler arasında parasal sorunlar, borçlanmalar çoğalabilir bu dönemde…

Jüpiter-Uranüs-Plüton t-karesinin en etkin olduğu bu dönemde, su elementi burçlarında gerçekleşecek Satürn-Neptün üçgeni bize yaşanacak muhtemel kriz ve trajediden sonra kendini iyileştirme dayanıklılığı, dönüştürme gücü ve cesareti getirecek. Bu uyumlu açı tam da gereken zamanda devreye giriyor olacak, zira Uranüs-Plüton arasındaki sert ve hırpalayıcı dik açının stresini azaltıyor olacaklar.

Arınma ve Rafine Olma Deneyimleri

Satürn-Neptün üçgenin en güzel taraflarından biri ruhsal anlamda (Neptün) olgunlaştırıcı olması (Satürn). Sanki ruhun derslerini öğrenmekte zorlanmayacağı bir dönemde olması gibi… Sınırları rahatlıkla aşabileceğimiz, onları aşmamıza müsaade eden bir dönem gibi… Aşkınlık yolunda kontrolümüzü kaybetmekten her zamanki gibi korkmayacağız. Gönüllü olursak, deneyimlerimiz sayesinde (Satürn) ruhsal farkındalığımız çok artacak (Neptün).

Kader bizi bağlantısızlık (Neptün) derslerini (Satürn) öğrenmemiz için kontrolü elden bırakabilmemiz konusunda rahat bırakacak. Hayal ettiğimiz şeylerin sorumluluğunu kolaylıkla taşıyabileceğiz. Satürn-Neptün üçgeni bizim ruhsal dünyaya ve ideallere (Neptün) form verme (Satürn) konusunda destekçimiz olacak.

Hayalimizde olanın (Neptün) zuhura gelmesi (Satürn) ideallerimizin (Neptün) şekil kazanması (Satürn) imkanı verir. Neptün kolektif bilinçdışını ve Satürn de idealize edilenin somutlaştırılması, maddeleştirilmesini ifade eder. Neptün imge dünyasının göstergesidir ve Satürn de gerçeklik algısını temsil eder. Bu ikisinin uyumlu açılarında imgelediğimiz şeyleri gerçeğe dönüştürebilme potansiyelimiz çok artar. Vizyonumuzu gerçek kılmak için hayatımızın belli alanlarında fedakarlıklar gösterip, gereksiz olanı devreden çıkarmamız, basitleşmemiz ve sadeleşmemiz daha kolaydır.

Bu uyumlu açı aynı zamanda, başkalarına benliksiz disiplinli hizmet sunabilmekle, uygulamacı bir idealist olabilmekle alakalıdır. Somut dünyada ideali gerçek kılma, dünyevi ve maddeci yanımızı, idealist ve manevi yanımızla uyumlu bir şekilde birleştirebilme şansı getirmektedir.

Su Elementinde Kutsal Üçgen

Su elementi burçlardan yüzyirmi derecelik uyumlu üçgen açıyla birbirini destekleyecek Satürn-Neptün ikilisi, 2013 yılı ikinci yarısından itibaren Jüpiter ile birlikte dans ediyor olacaklar. Jüpiter’in astrolojide en iyicil açı olan üçgen açı ile bu ikiliyi destekliyor olması insanlığın tekamülünde rahat ve akıcı gelişim sürecine işaret etmekte. Bu üç gezegenin su elementi burçlarından birbiriyle oluşturduğu Büyük Üçgen açı kalıbı hayatımızı iyileştirmemiz, hayallerimizi gerçekleştirmemiz için gerekli desteği ve inisiyatifi sağlayacak. 

Astrolojide üçgen açılar uyumlu enerji akışını, kendini yaratıcı bir şekilde ifade edebilme potansiyelini ifade eder. Fırsatların rahat kullanımını, kendiliğinden ortaya çıkan şansları anlatır. Uyum ve dengeyi yakalama şansı verir. Büyük Üçgen açı kalıbında üç tane üçgen açı vardır. Yani uyum ve denge şansı üçe katlar!

Su elementindeki büyük üçgen yaşamın duygusal arenasında (su duyguları yönetir) rahat akışa, hislerin derinleşmesine ve diğer insanlarda kolay empati kurabilmeye imkan verecek. Daha evvelce farkına varamadığımız nüansları hissetmeye, algılamaya başlayabiliriz. Elle tutulamaz, gözle görülemez unsurların yaşamımızda tahmin ettiğimizden daha fazla rol oynadıklarını, bilinçdışı zihnin gücünü fark edeceğiz. Yaşamın derin boyutları hakkında farkındalığımız arttıkça yaratıcılığımız da artacak.

Bu süreçte hassasiyetimiz büyüyeceğinden duygusal reaksiyonlarımızı kontrol altına alıp uygun bir şekilde kanalize edemezsek, en küçük olaylarda bile tutarsız bir ruh haline girebiliriz. 5 Ekim 2012-23 Aralık 2014 tarihleri arasında Akrep burcunda seyredecek olan Satürn, daha derin düzeylerde, bizi dibe doğru çeken fırtınaların da farkına varacağımızı, gerekli dönüşümü yapabileceğimizi, krizi güce dönüştürebileceğimizi gösteriyor. Akrep burcundaki Satürn’ü doğru kullanabilir, gerçek dürtülerimizle yüzleşmeye gönüllü olursak, içsel mutluluğu ve dengeyi yakalayabiliriz.

Su elementi burçlarının en gelişkini olarak kabul edilen Balık burcunda ilerleyecek olan Neptün kendisinden daha az şanslı olana yardım etmeye gönüllü bir idealisttir. Merhamet, empati ve yardımlaşmayı temsil eden Yengeç burcunda ilerleyecek olan Jüpiter en büyük iyileştirici ve en büyük yardımcıdır. Derin bağları, sezgiselliği ve dayanıklılığı temsil eden Akrep burcunda ilerleyecek Satürn, insanlığın kendini şifalandırıp yeniden gücünü kazanabilmesi için gerekli olan dönüşüm gücünü, gerekli olan disiplin ve dayanıklılığı sağlayacak etkiyi yaratabilecek güçtedir. Bu üç gezegen birbirleriyle yardımlaşırken, bize gezegenimiz için gerekli iyileşme ve kendini dönüştürerek yeniden tanımlama şansını, gerekli felsefi değişiklikleri yapma fırsatı verecekler. 

Jüpiter-Satürn-Neptün arasında oluşacak Büyük Üçgen açı kalıbı 9-27 Temmuz 2013 tarihleri arasında maksimum faydayı, ekstra iyi şansı getirecek. Büyük ruhsal gelişimler bu süreçte iyice belirginleşecek.

Ruhsal Şifacı ve Ruhsal Öğretmen

Kiron (Ruhsal şifacı) ve Neptün (Ruhsal öğretmen) Balık burcunda ilerliyor olacaklar. Büyük Dönüştürücü Plüton’un Kiron ile 2013-2014 geçişi boyunca altmış derecelik uyumlu açısı ruhsal dönüşümü kolaylaştıracak. Aynı zamanda Satürn de (Bilge Öğretmen) Kiron ile altmış derecelik uyumlu açı yapacak. Bu uyumlu açı ruhsal yaralanmaları şifalandıracak ve aynı zamanda bizim en büyük kişisel dönüşümümüze destek verecek. Her biri öğretmen-rehber işlevi gören Neptün, Kiron ve Satürn’ün bu geçiş sürecinde su elementi burçlarından irtibat kuruyor olması hiç de tesadüf değil tabii… Çin felsefesinde tüm elementler arasında bilginin hocası olanın su olduğu anlayışı vardır. Su elementi bilgiyi birleştirir ve hafızalarımıza işler.

Balık burcunda ilerleyen Neptün’ün, yönetici olduğu bu burçta güçlü durumda olması ve aynı burçta ilerleyen Kiron’dan da destek alıyor olması tüm bilginin aslında tek bir ilahi kaynaktan geliyor olduğunun anlaşılmasına yol açabilir. Yani aslında tüm inançların tek bir yere bağlanmakta olduğu, tüm dinlerin ve ilahi bilgilerin aynı kaynaktan geldiği konusu genel kabul görebilir; polaritelerden kurtulup, tekliğe ve “İlahi Birlik” temasına yönelimi hızlandırabilir. Ruhsal enerjilerin gücü sayesinde özgürleşme, dinsel kalıpların, organizasyonların, kuralların üzerinde olanı, dinin amaç değil, sadece bir araç olduğunu idrak etme eğilimi baskın gelecek. Bu astrolojide genel bir kuraldır: güçlü olan gezegenin etkisi, kendisine nazaran daha az güçlü olanı bastırır. Neptün’ün bu güçlü yerleşimi kolektif bilinçte radikal bir değişim meydana gelmesine, sıradan realitelerin alt-üst edilip “gerçek hakikate” ulaşılmasına imkan sağlayabilir.

2013-2015 yılları arasındaki bu önemli geçiş sürecinde Neptün’ün Plüton ile rahat açıda olması da bu senaryoyu destekliyor durumdadır. Geniş açı toleransıyla 2023 yılına kadar etkili olacak bu olumlu açı gerekli dönüşümü yapma ve yeni yapılar oluşturma imkanını sağlamaktadır. Daha önce belirttiğimiz gibi, 2013-2014 yıllarında Neptün, Satürn ile de olumlu açıda olacaktır. Neptün Satürn’le böyle iyi açıda olduğunda ideallerimizi gerçeğe çevirebiliriz; çünkü realiteleri fark ederiz, limitlerimizi biliriz ve onlar bizi rahatsız etmez. Neyin imkan dahilinde olup, neyin olmadığını bilmek için iç görümüz ve sabrımız vardır. Alçak gönüllü olmayı ve realiteleri dengelemeyi becerebiliriz. Bu olumlu açı ruhsal kapasitemizi ve inançlarımızı, dengeli ve yapıcı kullanmamıza da yardımcı olacaktır.

Öner DÖŞER

31 Aralık 2012

ASTROLOJİ OKULU, Caddebostan 

31.12.2012

Designed by Ongunsoft