Öner Döşer

İyi ki Doğdun Türkiye’m!

Bu sayfa 4846 kişi tarafından ziyaret edildi.

Cumhuriyetimizin 87. yaşı kutlu olsun. İnşallah bu yeni yaşında ülkemiz hepimiz için çok daha güzel gelişmelere sahne olsun. Hep birlikte mutlu ve huzurlu günlerimiz çok olsun. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Güneş Dönüşü haritamızı analiz edeceğim ve transitlerle, profeksiyon yöntemiyle birlikte değerlendireceğim. Bir ulusun güneş dönüş haritası, ulusun ilgili yılda nasıl bir modda olacağı ve içinde bulunacağı durumlara nasıl tepkiler vereceği konusunda ilave bilgiler verir. Harita, Güneş’in kişinin veya ulusun doğumundaki konuma geldiği ana göre hazırlanır. Güneş, astrolojik haritamızdaki derecesine bugün saat 23:20'de ulaşıyor.

Başkanlık Sistemine Hazırlık

28 Ekim 2010-29 Ekim 2011 tarihleri arasında geçerli olan Güneş Dönüşü haritamızda Aslan burcunun ilk derecesi yükseliyor. Aslan, iktidar sahibi ve yönetici figürlerle, idari işlerle, merkezde olma, öne çıkma, etkin olma, dikkat çekme ve sahnede olma becerisiyle tanınan bir burçtur. Demek ki bu yıl ülkemiz her zamankinden daha fazla etkin olacak ve dikkat çekecek; özellikle de yönetilme şekli ve yöneticileriyle. ASC’de Aslan burcu olunca, sembolizm olarak akla ister istemez "Başkanlık" sisteminin çok tartışılacağı ve hatta bu sisteme geçişin ön hazırlıklarının yapılacağı bir yılda olacağımız geliyor.

 

Yükselen yöneticisi Güneş haritanın 4. evinde yerleşiyor. Burada ayrıca Venüs ve Merkür de var. Bu şartlar altında bu yılın önemli konularının şekilleneceği en önemli alan bu ev olarak görülüyor. Dünya Astrolojisi’nde 4. ev: ülkenin toprakları ve üzerinde çalışanlar, mahsul ve topraktan üretilen şeyler, madenler, kıymetli gömü ve hazineler, imar-iskan, emlak, yapılar, binalar, ülkenin kendine özel yaşam koşulları, altyapısı ile alakalıdır. Aristokrasiye karşı çıkan demokratlar ve Meclis’teki muhalefet de bu evin konuları dahilindedir. Bu evin girişine yakın olan bir gezegen, doğasıyla bağlantılı olarak havayı etkileyebilir. 10. eve karşıt açısı nedeniyle, bu evdeki kötücül gezegen hükümeti olumsuz etkileyebilir. Klasik Astroloji’de "kötücül" nitelikteki olayları sembolize eden Satürn gezegeni 3. evde ama 4. ev girişine yakın duruyor ve Ayaucu Noktası (IC) ile kavuşumda. Bu yerleşim Satürn’ü güçlendiriyor. Ayrıca yüceldiği Terazi burcunda olduğu için Satürn tesadüfi iyicil durumunda. Bu şartlar altında hükümetin olumsuz etki alacağını düşünmeyiz. Bu konuyla ilgili Güneş’in ve Tepe Noktası (MC) yöneticisinin durumuna bakarız. Bu iki gösterge de güçü sayılabilecek durumdalar. 

Haritada hükümeti Tepe Noktası (MC) yöneticisi Mars, muhalefet partilerini Ayakucu Noktası (IC) yöneticisi Venüs temsil ediyor. MC yöneticisi Mars haritanın 5. evinde Yay burcunda yerleşmiş durumda. Mars’ın burada her ne kadar temel asaleti yok ise de, güçlü bir alanda yerleştiğini, halkı temsil eden göstergelerden biri olan ASC’ye aynı dereceden uyumlu bir açı gönderdiğini görüyoruz. Bu şartlarda hükümet halktan destek bulmaya devam edecek. Pek tabii ki Mars’ın asalet gücü zayıf olduğundan, hükümetin gücünün de nispeten azalacağını düşünebiliriz. Ayrıca otorite figürlerinin genel göstergesi olan Güneş de haritanın 4. evine düşmüş ve güçlü durumda. Mars’ın 5. eve düşüyor olması, hükümetin 2011 Genel Seçimleri’nde en büyük yatırımı genç nesle yapacağını ve en büyük desteği de genç nesilden alacağını düşündürüyor. Tanınmış erkek sanatçılar ve sporcular da seçim kampanyalarında önemli rol oynayabilirler. Zira Mars erkek figürlerini temsil eder. Beşinci evde güçlü yerleşimde ve Yay burcunda olan Mars, sportif alanda uluslararası başarılar da getirebilir.

Olumsuz Hava Koşulları ve Doğal Afetler

Haritanın Ayakucu Noktası'na (IC) yakın yerleşen Satürn gezegeni Astrometeoroloji’de soğuk ve rüzgarlı hava koşullarını, kasvetli gök yüzünü, sis, buz, karı temsil eder. Bunu Satürn’ün hava koşulları ve ülkenin yaşam koşullarını temsil eden 4. evi girişinde, haritanın Ayakucu noktasıyla (IC) ile kavuşumda ve hava elementi burçlardan birinde bulunmasından dolayı daha da önemsemeliyiz. Ortaçağ dönemi en önemli astrologlarından Ebu Ma’şer’e göre Satürn’ün bu yerleşimi pek de hoş hava koşullarına işaret etmiyor. Ma’şer şöyle diyor: Satürn hava burcundaysa (ki öyle) şiddetli soğuk. Buzlanma, pus, bulutlanma artacak. Havanın yapısı bozulacak. Fırtına, yıldırımlar ve şiddetli yağmur. Özellikle Satürn burcun 5-26 dereceleri arasında bulunuyorsa (11 derece Terazi’de). Ayrıca şiddetli soğuklar. Su seviyesi yükselecek. Nehirler ve yeraltı suları taşacak. Şiddetli kar. Tahıl miktarı azalacak. Çok fazla rüzgar. Ve insan ölümleri”. Ma’şer Satürn’ü depremler ve sel baskınlarıyla da örtüştürüyor. (Flores Albumassaris, Ebu Ma’şer, sayfa 31-32, çeviren Ben Dykes, PhD, A.M.A) Benzer şekilde Guido Bonatti’ye göre de Satürn 4. evde ise, binaların yıkılacağını ve toprakların insansız kalacağını; tohumların ve birikimlerin/depoların yok olacağını ve tüm bunlar yüzünden çeşitli tehlikelerle ve ölümle karşılaşılacağını gösterir. (Robert Zoller, Dünya Astrolojisi semineri, Ekim 2004)

Haritanın 4. evinin yöneticisi Venüs’ün geri harekette olması ve zarar gördüğü Akrep burcundaki yerleşimi, olumsuz hava koşulları, sel baskınları, erozyon, toprak kayması sebebiyle zarar görme, tahıl miktarının azalması, ürünlerin zarar görmesi riskini gösteriyor.  Bu sebeple topraklarımız üzerinde çalışanlar, mahsul elde edenler de zarar görebilirler. Öte yandan, yukarıda bahsettiğim 4. ev Profeksiyonuna bir önceki varış tarihinin 12 yıl öncesi, yani 29 Ekim 1998 olduğunun ve İzmit depreminin gerçekleştiği 17 Ağustos 1999 tarihinin de bu 4. Ev Profeksiyonunun geçerli olduğu bir yıllık sürecin dahilinde kaldığının da farkında olmamız gerekiyor. Bu illa da beklenen Marmara depreminin bu yıl olacağı anlamına gelmiyor. Ama tüm dünyada doğal felaketlerin artması çok muhtemel olan bu süreçte, Türkiye için de bu riskin olduğunu, deprem gerçeğini göz ardı edemeyiz.

Yeraltı Kaynakları, İhracat, Turizm ve Borsa

Haritanın 4. evindeki bu yerleşimleri sadece olumsuz yönünden ele almamalı pek tabii ki. Bu yerleşim yer altı kaynaklarımızdan daha fazla istifade edebileceğimiz bir süreçte olacağımızı da düşündürüyor. Petrol ya da diğer önemli yer altı kaynaklarımızdan istifade edeceğimiz bir yılda olabiliriz. Şans Noktası’nın 4. ev dahiline, ama 5. Ev girişine çok yakın düşüyor olması, hem yer altı kaynaklarından istifade şansı veriyor, ama hem de borsa ve benzeri risk ve spekülasyon içeren konularda kazanç olasılığını arttırıyor. Mars’ın bu alanda yerleşmiş olması, borsada kazanç elde etmenin risk alabilme ve yüksek oranda cesaret göstermekle sağlanabileceğini düşündürüyor.

Şans Noktası’nın 9. evde her ne kadar geri harekette olduğundan destek potansiyeli azalmış olsa da Jüpiter’den uyumlu açı alıyor olması, turizm ve ihracat gelirlerinde artışın, dış menşeli işlerden, borsada dış ticaret ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetlerinden gelir elde edilmesi olasılığının işaretçisi. Profeksiyon yöntemi kullandığımızda, yıl yöneticisi Merkür’ün de 4. eve göre 2. ev olan 5. evde olması, gelirlerde artış potansiyeli veriyor. Öte yandan, kredi ve borçlar alanında yer alan Neptün-Kiron ikilisi Şans Noktası’na sert açılar yaptıklarından, halkın kredi ve borçları yüzünden krizler deneyimleyeceğini de gösteriyor. Zaten Ay haritanın 12. evinde ve zor durumda. Bonatti’ye göre Ay 12. evdeyse, engel ve zorlukları, belirsizlikleri gösterir. Öte yandan Neptün ve Kiron’un 8. evdeki bu yerleşimi, borç yüzünden intihar vakalarının da çok olacağını düşündürüyor maalesef.

Yeni Anayasa, Eğitimde İyileştirme

Haritada Jüpiter ve Uranüs Balık burcunda geri harekette ve 9. evde yerleşimdeler. Guido Bonatti’ye göre “Jüpiter 9. evde ise, o yıl kazançlı seyahatler ve uzun yolculuklara çıkılacağını; insanların inançlı, dürüst ve iyi olacağını; birçok hayalin gerçeğe dönüşeceğini gösterir.”  Bu yerleşim pek çok astrolog tarafından iyicil olarak tanımlanmıştır. Dünya Astrolojisi'nde 9. ev tüm uzun mesafe yolculukları ve haberleşmeleri, din ve ruhban sınıfını, hakimler ve hukuk davalarını, anayasal düzenlemeleri, yüksek öğrenim kurumlarını, eğitimli kesim, dış ticareti, yayıncılık ve medya yöneticilerini temsil eder. Bu şartlarda:

Uranüs ile birleşen ve geri harekette de olsa Balık burcunda güçlü durumda olan Jüpiter’in 9. evdeki olumlu yerleşimi, bazı zorlanma ve beklenmedik koşul değişimlerine rağmen, dış ticaret ve turizm alanlarında başarıya işaret ediyor. Bu yerleşimi, çoğunluğun mutabık olacağı yeni bir (Uranüs) Anayasa (Jüpiter) oluşturulabilmesi açısından olumlu olarak görebiliriz. Ama Uranüs ve Jüpiter’in geri hareketli durumu, bu konuda mutabakatın hemen sağlanamayacağını, bazı gecikme, ertelemelerin olacağını düşündürüyor. Eğitimle ilgili konularda da iyileştirme ve yenilenme dikkat çekecek.

Kamplaşma ve Kutuplaşma Riski

Haritanın 12. evi de en dikkat çeken alanlardan birisi kuşkusuz. Zira Güney Ay Düğümü (GAD) burada yerleşiyor ve yöneticisi Ay da yine bu alanda. Dünya Astrolojisi’nde 12. Ev: Sosyal yardım grupları, hastaneler, hapishaneler ve huzur evlerinin yanı sıra, ülkenin gizli düşmanları, casuslar, suç oranları, ulusal skandallar, gizli faaliyetlerde bulunan her türlü örgütlerle de bağdaştırılır. Ayrıca büyük hastalıklar, afet ve salgınlar, zehirler ve her türlü kirlenme de bu alana atfedilir. Toplumu etkileyen sahtekarlıklar ve uyuşturucu zinciri de 12. evle bağdaştırılır ve Ay’ın bu alanda GAD ile birleşiyor olması, özellikle işin içinde kadın figürlerinin bulunduğu sahtekarlıklar, uyuşturucu zinciri, skandallar, casusluklar, gizli tarikatlar ve örgütlerden zarar görme olasılığımız hayli yüksek.  Terör tekrar artabilir. Halk içinde kamplaşmalar ve kutuplaşmalar oluşabilir, iç gerginlikler yaşanabilir. Bunu 21 Aralık 2010 tarihinde gerçekleşecek tam Ay tutulmasına yönelik astroloji haritasına dayanarak da söylemek mümkün. Bu yüzden tahrik ve provokasyonlara kapılmamalı, sağduyulu olmalı, mantıklı çözümler peşine düşmeliyiz. Farklı anlayış, din, dil ve kültürlerden kişilere saygı göstermeliyiz.

Bonatti’ye “GAD 12. evdeyse, hem iyiliğin hem de kötülüğün duraksaması (sekteye uğraması) anlamına gelir. 12. evdeki gezegenlerin ve KAD ile GAD’ın göstergeleri iyi konumdaysa, bu daha iyidir” der. “Ama kötü konumdaysalar, bunun tam tersini söylemeniz gerekir” diye devam eder. GAD’nin yöneticisi Ay burç yerleşimi olarak iyi durumda, ama haritanın 12. Evinde yerleşmesi, Satürn’den aldığı kare açı ve Plüton’dan altığı uzak karşıtlık yüzünden zarar görmektedir. Ebu Ma’şer’e göre GAD’nün Yengeç burcunda yerleşiyor olması, bulaşıcı hastalıklar ve ölümler, zina ve cinsellikle ilgili suçlarda artışlar, adaletsizliğin artması, vergi tahsilatlarının yükselmesi (vergi kaçırma) anlamına da gelmektedir. Az önce de değindiğimiz gibi, sahtekarlık ve vergi kaçırmanın artması muhtemel bir yıldayız. 4. evde Güneş ile Akrep burcunda birleşmekte olan Venüs de benzer şekilde, aşk skandalları ve zina konularının dikkat çekeceği bir yılda olduğumuzu düşündürüyor.

Kadınlarla İlgili Konular Dikkat Çekiyor!

Öte yandan, 12. evde olması ve aldığı açılar yüzünden zor durumda olan Ay’ın Yengeç burcunda güçlü olması ve çok önemli yıldızlardan biri olan Sirius ile birleşiyor olması da hemen göze çarpıyor. Mısırlılar tarafından “Aşırı Sıcak” ya da “Parlayan” olarak bilinen bu yıldız, en muhteşem yıldızlardan biridir ve dünyevi olanı kutsala dönüştürme yetisine sahiptir. Sıradan olanı büyüleyici kılabilir. Astrolog Bernadette Brady’e göre bu yıldız büyük sonuçlar doğurabilecek küçük hareketlere yol açar. Bu, birey açısından olumlu olabilir ya da bireyin ihtiyaçları topluluk uğruna feda edilebilir. Peki bu denli etkin sonuçlar ortaya çıkartabilecek toplumsal figür (Ay) acaba kimdir? İyi yazma ve konuşma yeteneğine sahip (Merkür üçgeni) ama ortaya çıkması engellenen veya henüz bekletilen (Satürn karesi) biri midir?  İşte kafamı kurcalayan sorular bunlar oldu ve uzunca düşündüm bu yazıyı hazırlarken…

Ay, genel olarak toplumda önem taşıyan kadın figürlerini temsil eder. Ay’ın 12. evdeki durumu, bu etkin figürün henüz çok görünür durumda olmadığını düşündürmektedir. Zira 12. ev gizli ve üstü örtük şeyleri temsil eder. Bu önemli figür, küçük bir hareket yapsa da, büyük sonuçlar doğurabilecektir. Pek tabii ki buradaki Ay’ı genel olarak “kadınlar” anlamında görebiliriz ve genelleme yaparak “büyük sonuçlar ortaya çıkartacak kadın hareketleri” olarak değerlendirebiliriz. Gerçekten de dişil enerjinin eril enerji ile dengeye gelmesi gereken bir süreçteyiz ve doğal olarak bu kadınları ilgilendirmektedir. Umarım kadınlarımız bu yıl artık daha ön planda olurlar ve toplum adına etkin ve olumlu sonuçlar yaratacak hareketleri aktive ederler. Kadınların siyasette daha fazla yer almasından yana olduğumu her fırsatta vurguluyorum. Kadınların daha etkin bir şekilde devreye girmesi, pek çok sorunumuzun üstesinden gelebilmemize kapı açacaktır. Pek çok konunun yanı sıra, özellikle de terörün bitmesi konusunda. Pek tabii ki Ay’ın 12. evdeki yerleşimi türban meselesinin de gündemimizde yer almaya devam edeceğini, kadın örgüt ve derneklerinin bu konu üzerinde daha yoğunlaşacağını gösteriyor. İnşallah bu konu en hayırlı bir biçimde bir sonuca bağlanır ve ilgilenmemiz gereken gerçek gündemimize döneriz. Ay’ın Merkür ile uyumlu açısından dolayı, türban meselesinin akılcı bir noktaya bağlanmasından ümitliyim. Bu açı ayrıca yazar veya eğitmenlik vasfına sahip önemli kadın figürlerinin her zamankinden daha çok iş ve fikir üreteceğini gösteriyor olabilir. Tabii engellenmedikleri sürece… Çünkü Satürn’ün Ay’a karesini de göz ardı edemeyiz. Türban meselesinin çözülmesi ve kalıcı bir noktaya oturtulması zaman alabilir benzer şekilde.

Mars Üzerinde Baskı Var!

Bu kadar yoğun bir 4. ev vurgusu olan bir yılda, daha çok iç olaylara, kendi özelimize, altyapımıza yönelmemiz gerekeceği ve geleceğimizde önem taşıyacak adımları atacağımız aşikar. Zaten TC astrolojik haritasının üzerine bu yılın gezegen geçişlerini yansıttığımızda, transit Satürn’ün 4. evden geçişinin ve Profeksiyon yöntemiyle ilerletilme bu yılın 4. evimize denk geliyor olmasının da aynı vurguyu yaptığını görüyoruz. Kök haritamızın (Natal) 4. evi girişinde Başak burcu var ve Mars 4. evin içerisinde zarar gördüğü Terazi burcunda yerleşimde. Bu alan Satürn tarafından transit ediliyor ve ayrıca 4. evimizdeki Mars üzerinde, transit Plüton'un giderek yakınlaşan doksan derecelik baskılı açısı da var. Plüton, Dünya Astrolojisi'nde karşıtlık ve açık düşmanlıklarla ilişkilendirilen 7. evimizin girişine dayanmış durumda. 2011 yılı ilkbahar aylarında Jüpiter de 4. evimizdeki Mars'a karşıt açıya gelerek agresyonu tetikleyecek. Uranüs de 2011 ve 2012 yıllarında 4. evimizdeki Mars'a karşıt açıda olacak. Yani haritamızdaki Mars gezegeni önemli bir baskı altında kalıyor olacak bir süre için. Peki Mars'ın baskı altında olması nasıl sonuçlar ortaya çıkartabilir. Bu konuyla ilgili görüşlerimi aktardığım 2009 yılında Klan Yayıncılık'tan piyasaya çıkan Dönüşüm Zamanı kitabımdan bir alıntı yapacağım:

"Transit geçiş yapan Plüton gezegeninin, bazı ülke haritalarındaki Mars derecelerine sert açıları, savaş, suikast gibi sert gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Örneğin, 1967-68 yıllarında, Başak burcunun 20 derecesi civarında hareket eden Plüton’un, ABD astrolojik haritasında 21 derece İkizler burcunda bulunan Mars’ı tetiklediği süreçte, Vietnam savaşının şiddetli bir şekilde devam etmekte olduğunu, Martin Luther King ve Robert Fitzgerald Kennedy’nin süikaste kurban gittiğini görüyoruz. 4 Kasım 1995’te, Plüton Akrep burcunun son derecesinde iken, İsrail astrolojik haritasında, 28 derece Aslan burcunda bulunan Mars’ı tetiklediğinde, İsrail Başbakanı İshak Rabin öldürülmüştü."

 

Bu şartlarda, aşağıdakiler gibi bazı olumsuz ihtimaller ortaya çıkıyor:

* Ülke içerisinde huzursuzluklar, protesto ve grevler, politik çekişmeler (Terazi burcundaki Mars), güvenlikle ilgili sorunlar, şiddet ve terör yoğunlaşabilir.

* Güvenlik güçleri (polis, jandarma, asker) bazı zamanlarda duruma etkin bir şekilde müdahale etmek durumunda kalabilirler.

* Açık düşmanlıklara, bölgemizdeki yakın komşularımız tarafından tehdit edici durumlara muhatap kalabiliriz. Ya da bizim dışımızda yakın bölgede gelişen büyük uluslararası streslere, adeta savaş havasında çatışmalara müdahil olmak durumunda olabiliriz. Hatta içinde bulunduğumuz coğrafyada savaş patlak verebilir!

* Etkin doğal felaketler yaşanabilir.  

* Kurak yaz aylarında çok sayıda yangınla karşılaşabiliriz.

* Topraklarımız ve topraktan elde ettiğimiz mahsüller zarar görebilir.

Tüm bu ihtimaller arasında ülkemizin toprakları, elde etmekte olduğumuz mahsuller konusu, özellikle de dünyada küresel iklim değişikliği sebebiyle doğal felaketlerin giderek arttığı bu önemli süreçte önem kazanıyor. Aşağıda, TC astrolojik haritası üzerine yansıtılmış Güneş Dönüşü haritasını, dolayısıyla güncel transitleri görmektesiniz.

 

 

Güvenlik Güçleri Önem Kazanıyor

Güneş Dönüşü haritasında Kuzey Ay Düğümü (KAD) ile birleşmekte olan Plüton’un haritanın 6. evine düşüyor olması, güvenlik güçlerimizin (polis, jandarma, asker) güçleneceğini, kendisini yapılandıracağını ve etkinliğini arttıracağını düşündürüyor. Bence bu da çok önemli bir yerleşimdir. Zira iç güvenliğin sağlanmasının çok önemli olduğu bir yıldayız ve Oğlak burcunun yöneticisi Satürn’ün güçlü olduğu Terazi burcunda ve 4. Ev girişine yakın duruyor olması, iç güvenliğin sağlanması konusunda etkin olunabileceğini gösteriyor. Satürn’ün 3. eve de denk düşüyor olması, içinde bulunduğumuz bölgede de güvenliğin ve düzenin sağlanmasında Silahlı Kuvvetler’imizin majör rol oynayacağının işaretçisi durumunda. Geçtiğimiz yakın dönemde,  Silahlı Kuvvetler’imizin çok yıprandığı zamanlara şahit olduk ne yazık ki. Ama önümüzdeki bu yakın süreçte, geleceğimizin en önemli teminatlarından biri olan Silahlı Kuvvetler’imize çok iş düşebilir kanısındayım…

Öner DÖŞER, A.M.A.

28 Ekim 2010, Perşembe

ASTROLOJİ OKULU

 

Yararlanılan Kaynaklar:

Flores Albumassaris, Ebu Ma’şer, çeviren Ben Dykes, PhD, A.M.A

Robert Zoller, Dünya Astrolojisi semineri, Ekim 2004

Book of Astronomy, Guido Bonatti, çeviren Ben Dykes, PhD, A.M.A

28.10.2010

Designed by Ongunsoft