Öner Döşer

Kolektif Bilinçte Değişim Rüzgarları

Bu sayfa 5067 kişi tarafından ziyaret edildi.

Uranüs reformların, devrimciliğin, yaratıcılığın, ileri görüşlülüğün de göstergesidir. Koç burcuna giriş yapmasıyla birlikte, kültürel devrimin rüzgarlarını güçlü bir şekilde hissetmeye başlayacağız. Muhtemelen, toplumsal huzursuzluklar da gündemde önemli yer almaya başlayacak. İsyankarlık ve karşı çıkış, Koç burcundaki Uranüs’ün en belirgin özellikleridir. Otoriteyi kabullenmekte zorlanan Uranüs, asi ve erk tanımaz Koç burcuna geçiş yaptığında, dikta ve baskı rejimi uygulayan yönetimleri zor zamanlar bekliyor olacak. Bu dönemde Plüton Oğlak burcunda olacağından, devletlerin düzenlerini korumak için daha fazla baskı uygulamaları da muhtemeldir. Zira Plüton’un Oğlak burcundaki konumu, gücü ve kontrolü elinde tutma arzusunu da beraberinde getiriyor. Uranüs-Plüton arasındaki gergin açının öncü burçlardan aktive olmasıyla birlikte, 12 Mart 2011 itibariyle şiddete ve teröre yönelik eylemler artabilir, savaş rüzgarları daha hızlı esmeye başlayabilir.

Uranüs, baskı yapan her şeyden kurtulup, özgürleşme ihtiyacını temsil eder. Bu amacına ulaşmak için her türlü aşırı vurguyu gösterir ve yöntemi daima radikaldir. Beklenmedik olaylar inançlarımızı, değerlerimizi, ilişkilerimizi ve daha önce kendimizi güvende hissettiğimiz durumları altüst eder. Aniden daha önceden güvendiğimiz her şeyin yok olduğunu ve yönümüzün hızlı bir şekilde değiştirilmesi gerektiğini anlarız. Uranüs’ün şimşek gibi çakışı bizi şoke eder ve zihnimizde yeni açılımlar meydana gelmesine yol açar. Zihnimiz, daha yüksek bir farkındalığa açılmamızı engelleyen blokajlarla dolu olduğunda, birtakım dış olaylar bu blokajları açmak üzere bizi şiddetli bir biçimde uyarırlar. Bu kadersel süreçte başımıza gelen olaylar, ruhumuzun hedeflerine artık hizmet etmeyen durumlardan, inançlardan ve ilişkilerden sıyrılıp, özgürleşmemizi ve yeniliklere yönelmemizi sağlarlar. Bu yüzden Uranüs Büyük Uyandırıcı olarak tanımlanır ve Kova Çağı’nın yönetici gezegeni olarak, insanlığın yeni döneme girişinde önemli rol oynamaktadır.

Uranüs’ün Koç burcuna giriş yapması, kolektif bilinçte önemli sıçramalara sebep olacak, her türlü yeniliğe açık ve icatçı doğası, olayları yeni bakış açısıyla görme yeteneği, yeni şeyler keşfetme peşinde olmayı ve bu uğurda cesur girişimler yapmayı temsil eden Koç burcunda maksimum performansla kullanılma şansı bulacaktır. Beklenmedik olanı, tuhaf biçimde ortaya çıkarması ve alışılmış kalıpları aşan doğasıyla Uranüs, değişime direnen insan doğasının hırpalanmasına yol açacaktır. Değişime direnç ne kadar fazla olursa, hırpalanma o oranda artacaktır.

Uranüs’ün Koç burcu gibi yenilikçi ve girişimcilik ruhu taşıyan bir burca geçiyor olması, insanoğlunun geleceğe yönelik umutlarına ulaşmak için, cesur adımlar atması ve inisiyatifi elinde bulundurması, attığı adımların sorumluluğunu alması ve kararlı davranması karşılığında, çok önemli gelişmeler yakalayacağını da göstermektedir. Artık yapacağı en iyi hareketin hangisi olduğuna karar vermesi için güdülerini kullanmasının zamanı gelmiştir. O, kendini yeniden keşfetme sürecindedir ve bu süreçte, doğal itilimleriyle ortaya çıkan eylemleri sayesinde güçlenecektir. İradesini kullanmalı, ne istediğini bilmeli, kararlı olmalı, kararlarının sonucuna katlanma yürekliliğini göstermelidir. Mazeret göstermeden ve bir şeylerin arkasına saklanmadan tüm sorumluluğu almalı, kurtarıcı beklemeden her şeyi kendisi yapmalı, kendi gerçek gücünün farkında olmalıdır. Korkularının üstesinden gelmeli, yaşamına canlılık, güven ve sevinç katmayı başarmalı, kendisine yönelik istismarı ortadan kaldırmalı, adaletli paylaşımı sağlamalıdır.

Koç burcu, vücutta beyni temsil eder ve Uranüs sinir sisteminin çevresel uyarıcılara nasıl tepki verdiğiyle ilgilidir. Büyük Uyandırıcı Uranüs, insanoğlunun beyin devrelerinde binlerce yıldır uyumakta olan bölgeleri uyandıracak ve sinir sistemini geçtiğimiz yaklaşık 2000 yıldan daha farklı bir şekilde etkilemeye başlayacak. Uranüs’ün Koç burcundaki transiti esnasında, tıp alanında, muhtemelen en çok beyin fonksiyonları üzerine odaklanılacak. 2018 yılına kadar devam edecek bu süreçte muhtemelen tedavilerde ilaç kullanımı yerine, başı cerrahi bir müdahale ile açmaya gerek olmaksızın beynin birtakım özel alanlarının uyarılarak kolay ve acısız yöntemler tercih edilecek.

Medikal Astroloji üzerine yoğun çalışmalar yapan değerli öğrencim Uzman Dr. Sena Büyükçopur’a göre Koç burcundaki Uranüs beyinde alışılmamış hastalıklara neden olabilir,  epilepsi, yüz felci, nöbetler, hiperaktivite, inme, ani anevrizma patlaması, beyinde bazı merkezlerin aşırı aktif olması, uykuda yürüme, baş-göz ağrıları, nevralji, menenjit, şok nedenli işitme kaybı, kulak çınlaması, ani körlük, kafa travması ve kafa çarpmaları vakaları artabilir. Aşağıda Dr. Sena Hanım tarafından Büyük Uyanış kitabım için derlenen çalışmanın notlarını yazımın sonunda Ek1’de bulabilirsiniz.

Astroloji’de Uranüs gökyüzüyle ve aynı zamanda manyetizasyonla ilişkilidir. Manyetik alanın zayıflamasıyla, dış uzaydan gelen tehlikelere açık olacağımızı, bilim insanları altını çizerek söylemektedir. Uranüs’ün, ateş elementi burçlarının en enerjiği olan Koç burcunda bulunacak olması, yıkıcı nitelikte sonuçlar oluşturacak volkanik patlamaları, lavları, yangınları, küresel ısınmanın getireceği kuraklık riskini de hesaba katmamız; bunun yanında gökyüzünden gelmesi muhtemel zararlara (Güneş’teki patlamalar, radyoaktivite, meteor-göktaşı benzeri etkenler vs.) karşı uyanık ve önlemci olmamız gerektiğini gösteriyor. Bilimsel veriler de bizi bu konulara karşı uyarmaktadır.

Pek tabii ki gökyüzü denince akla sadece dış uzay değil, iç atmosferimiz de geliyor. Körfez Krizi’nde ABD’nin Irak’a yaptığı hava saldırıları esnasında gökyüzünde oluşan ateş toplarını hatırlayalım. Buna benzer saldırılar, çatışmalar olursa, o tarihten günümüzde kadar daha da geliştirilmiş olan nükleer silahların atmosferde yaratacağı riski de yabana atmamak gerekiyor.

Uranüs Sıfır Noktasında

Uranüs bu geçişiyle, 0 derece Koç burcunda bulunan Koç Noktası’nı tetiklemeye başlayacak. Astrolojik perspektiften bakıldığında, Uranüs’ün Koç Noktası’nı tetiklemesi, insanoğlunun evrim sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak görülebilir. Koç Noktası, aynı zamanda bir “Sıfır Noktası” olarak da görüleceğinden, Uranüs’ün bu noktaya teması, eski paradigmanın sıfırlanmasına ve yenisinin ortaya çıkmasına imkan verecektir.

Koç Noktası bizim dış sosyal ilişkilerimizi, kolektif üzerinde nasıl bir etki bıraktığımızı gösterir. Bu etki, noktaya açı yapan gezegenin doğasına göre şekillenir ve görünür sonuçlar doğurur. Bu gezegenin doğasındaki etkiler, hayatımızda sübjektiflikten, gerçekliğe dönüşmeye başlar. Uranüs, değişikliği çabuklaştırır, doğanın ritmini hızlandırır, sarsar, kökünden değiştirir, bilinç eşiğinin altında ne varsa farkındalığa getirir. Yeni büyümeleri hızlandırmak üzere zamanın daha hızlı geçtiği ve yaşam ritminin yükseldiği zamanlardır. Büyüme için gereken değişikliklerin ani olarak karşımıza çıkmasıyla karşılaşabiliriz.

Uranüs’ün Koç Noktası’na teması, içinde bulunduğumuz bu önemli geçiş sürecinde çok önemli bir mihenk taşı, insanlığın önemli bir “Uyanış” yaşayacağı, belki de bin yıllardır kabul edilen paradigmaların değişmesine, illüzyonların ortadan kalkmasına imkan verecek ölçüde dönüştürücü bir etkileşim olarak görülebilir. Bu transit, insanlığın kendi orijini hakkında bazı çarpıcı gerçeklerle yüzleşeceği zamanları gösteriyor olabilir. İnsanoğlunun gerçekte nereden geldiği, kim olduğu gibi kavramları idrak edeceği bir bilinç sıçraması yaşanmasına sebep olabilir. Eğer bilerek ve isteyerek doğru enerjiyi üretirsek, bizim dünya alemiyle sınırlı olan manyetik alanın dışına sıçrama şansımız artabilir. Böylelikle olaylara çok daha geniş açıdan bakma şansı yakalayabiliriz.

Uranüs’ün etkileri ani ve hızlıdır. Koç burcu da çabuk harekete imkan verir. Hareketi yaratan ilk öncü burçtur. Uranüs’ün bu burcun ilk derecesini tetiklemesi, insanoğlunun gerçek doğasını fark etmesi, uyanması, yaşamının eski modellerini aşmasına imkan tanır. Evrimleşme ve kozmik kanunlar üzerinde başka boyutlardan gelen bilgiler, insanın esas doğasının gerçeğiyle ilgili uyanış zamanıdır. Bu tetikleme, toplumun kendini ifade etme konusunda büyük bir dürtü hissetmesi, genel kabul görmüş normlara ayak uydurmada zorlanmasına ve özgürlük arzusunun belirgin bir şekilde artmasına sebep olacaktır. Muhtemelen özgürleşme mücadeleleri daha vurgu kazanacak, devrim niteliğinde gelişmeler devreye girecek, başkaldırılar, isyanlar, protestolar ve grevler artacak gibi gözüküyor. Koç burcu yön olarak “Doğu”yu temsil eder. Uranüs’ün Koç burcuna geçişiyle birlikte önümüzdeki yedi yıllık süreçte doğunun hızlı yükselişini deneyimleyeceğiz.

Koç burcundaki Uranüs yaşama, yeni fikirler, yenilikler, icatlar ve çözümler ile hizmet edişini sınırlandırmak ve kontrol altında tutmak isteyen her şeyi dümdüz etmek isteyecektir. Yapılması gereken reformlara ve değişimlere ne kadar çabuk ayak uydurursak, yeni ve daha iyi bir düzenin kurulmasına o kadar çabuk katkıda bulunabiliriz. Burada rejim değişiklikleri ve benzeri politik değişikliklerden ziyade, bilimsel, ekonomik, sosyal ve ruhsal değişimlerden söz ettiğimizin altını çizmemizde fayda var. Teknoloji, tıp, psikoloji, şifacılık, makineler, uzay bilimleri, ekonomi ve saymayı şu anda akıl edemediğimiz her şey, bu dönüşüm etkisinden uzak kalamayacak ve tüm bunlar insanoğlunu daha yüce bir gerçekliğe ulaştıracak. Bu ivme sayesinde kendi içimizdeki ilahi varlığı, kendi benliğimizi kavrayacağız.

12 Mart 2011 tarihinde, Uranüs’ün tam olarak Koç burcuna geçiş yapmasıyla birlikte, eski yöntemler artık yerlerini yenilerine bırakacaklar. Bu yeniliklerin yaşamımızın her alanında uzun vadeli etkilerini göreceğiz. Yeni bakış açıları, yeni akımlar dalgalar halinde yayılmaya başlayacak. Koç, doğu burcudur. Bu şartlarda doğu felsefesinin batıyı daha fazla saracağını düşünebiliriz.

Başlangıçlar denilince akla Koç burcu gelir. Uranüs’ün Koç burcuna giriş yapmasıyla yeni bir döngü başlayacak. Koç çocuksu bir şekilde ister ve elde etmek için cesaretle üstüne gider. Uranüs Koç burcundayken, yeni bir şeyin parçası olmak hoşumuza gidecektir. Yeni bir dünya için taze enerjiye ve yeni bir farkındalık seviyesine ulaşacağız. 12 Mart 2011 tarihinden itibaren radikal değişikliklere, Uranüs’ün uyarıcı enerjilerine hazır olmalıyız!

Öner DÖŞER

9 Mart 2011 Çarşamba

ASTROLOJİ OKULU, Caddebostan

www.onerdoser.com

 

EK 1

Medikal Astroloji’de Uranüs

Hazırlayan: Uzman Dr. Sena Büyükçopur

Uranüs'ün etkisi ani ve spazmodiktir ve etkisi bedensel değil, daha çok ruhsal ve zihinseldir. Ruhsal ve zihinsel gelişim konusunda aslında Neptün tarafından yönetilen ve ruhsal bir merkez olarak kabul edilen pineal bez (epifiz) ile yakından ilişkilidir. Vibrasyonu çok yüksek olduğundan nadir insan buna uyum sağlayabilmektedir. İnsanların zamanla Uranüs'e ve Neptün'e daha pozitif yanıt verebilecekleri düşünülmektedir. Uranüs ışığı iletir ve Güneş,  Ay ve Merkür gibi gezegenlere ve ASC'ye iyi açıları zihni ve insan doğasını yükseltir, anlayışı ve kemalatı arttırır, gerçek sevgiyi öğretir ve ruhsal algı ve iç görü sağlar. Ani ve beklenmedik olaylara neden olur ve titreşimine uyum sağlayamayan kişileri kötü etkiler.

Uranüs hayvan manyetizmasını ve dürtülerini etkiler. Dünya manyetizması da Uranüs tarafından yönetilir. (Manyetik etki ile değişen hastalıklar Ay'ın etkisi ile gece artar, özellikle akut ateşli hastalıklar). Uranüs uyanmış ve bunun için hazır olan insanlara büyük sevgi, gizem ve gerçeklik kazandırır. Fiziksel etkisi fazla gösterilmemiştir, etkisi daha çok zihinsel ve ruhsaldır. Bedende sinirlere (fiziksel sinir hücreleri) etkisi vardır. Etki şok veya patlar tarzda, şimşek çakarcasına görülür. Radyoaktif etki ile de ilişkili olduğu düşünülmektedir. Telepatiyi de yönetir.

Neden olduğu hastalıkların çoğunun tedavisi yoktur, teşhisi zordur ve sinirlerden kaynaklanır. Sert açıları anormal doku büyümelerine (tümör gibi) neden olabilir. Trajik ölümleri ve faciaları anlatabilir. Koordinasyon bozukluğu, spazm, ani hastalıklar, kramplar, epilepsi, nöbetler, kas seğirmeleri, huzursuzluk, stres ile ilgili problemler, kalp atım hızında bozulma, elektrik-patlama kazaları, sinirlilik Uranüs'ün ilişkili olduğu hastalıklar arasında sayılabilir. Transitlerinde Mars'a sert açısı hormon dengesizliklerini, operasyonları, yangınları, kazaları, sakarlığı ya da kan kaybını gösterebilir. Jüpiter' e sert açısı spastik durumlara, bağırsak hastalıklarına, yanlış beslenme nedenli hastalıklara işaret edebilir. Satürn'e sert açısı fiziksel gerilimi, gerginliği, psikosomatik hastalıkları (stres nedenli bedensel belirtileri), sinir hastalıklarını gösterebilir. Plüton'a açıları fiziksel ya da psikolojik değişimi getirir.

Yararlanılan Kaynaklar

1. The Encyclopaedia of Medical Astrology, H. L. Cornell, MD;

2. Signs of Mental Illness M. Gibson, MD;

3. How to Give an Astrological Reading, Diane L. Cramer,MS;

4. A Handbook of Medical Astrology, J. R. Patrick;

5. Medical Astrology, A Guide to Planetary Pathology, Judith Hill;

6. Medical Astrology, Eileen Nauman

7. Angst im Horoskop erkennen und verstehen, Christa Gallery

 

09.03.2011

Designed by Ongunsoft