Öner Döşer

Şehirlerin Kraliçesi İSTANBUL 2

Bu sayfa 6816 kişi tarafından ziyaret edildi.

Şehirlerin Kraliçesi İSTANBUL 2. Bölüm

AK Parti Astrolojik Haritasıyla Kadersel Bağlantıları

İstanbul astroloji haritasında Terazi burcunun yükselmekte ve Venüs-Jüpiter kavuşumunun Yengeç burcunda olduğunu gördüğümde, aklıma ilk Ak Parti astroloji haritasıyla nasıl örtüştüğüne bakmak gelmişti. Zira aynı durumun Ak Parti astroloji haritasında olduğunu biliyordum ve gezegenlerin derecelerinin yakın olup olmadığını kontrol etmek istemiştim. Tam da düşündüğüm gibi, her iki haritada bu gezegenlerin dereceleri oldukça yakındı, Jüpiter dereceleri tam üst üste gelmişti!

Bu kadarı da pes doğrusu demekten kendimi alamadım. Üstelik başka kadersel bağlantılar da vardı. Ak Parti astroloji haritasının gelecek hedeflerini ve varoluş misyonunu ifade eden Kuzey Ay Düğümü derecesi, İstanbul astroloji haritasının tam da Venüs derecesi üzerine düşmekteydi! Sadece bunlarla da bitmiyordu. Ak Parti astrolojik haritasının Ay derecesi İstanbul haritasının tam olarak Mars derecesi üzerine, Ak Parti astrolojik haritasının Satürn derecesi İstanbul haritasının tam olarak Merkür derecesi üzerine düşmekteydi. Ak Parti haritasının Güneş derecesi, İstanbul astroloji haritasının Satürn derecesi üzerine düşmekteydi. Bir kez daha astrolojik derecelerin ne denli önemli olduğunu, hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, her şeyin önceden planlandığı gibi, kadersel bir biçimde yürüdüğünü görmüş, deneyimlemiş oldum. Tüm bu örtüşmelerden özet olarak şunu söyleyebiliriz: İstanbul Ak Parti için çok önemliydi, görüşlerini en yoğun bir biçimde burada ortaya koyacaktı, İstanbul partinin adeta gerçek stratejik merkezi konumundaydı ve her zaman el üstünde tutulacak, bu kente giderek daha fazla önem verecekti. Her ne kadar Ankara başkent ise de, Ak Parti’nin gönlündeki gerçek başkent İstanbul idi. Astrolojik göstergeler önümüzdeki yakın süreçte bu temanın çok daha fazla vurgu kazanacağını işaret etmektedir.   

Ekonomik Zorluklar Ne Zaman?

Astrolojik verilere dayanarak, 2014 yılında başta Amerika ve pek çok Avrupa ülkeleri olmak üzere dünya genelinde büyük ekonomik türbülanslar oluşacağını tahmin ediyorum. Pek çok ülkeye nazaran ülkemizin daha az etkileneceğini düşünsem de, 2014 yılının Türkiye ve özellikle İstanbul için ekonomik anlamda hiç de kolay bir dönem olmayacağını söyleyebilirim. 2014-2015 yıllarında, transit Satürn İstanbul astroloji haritasının en zorlu açı kalıbı olan ve finansal konuları temsil eden alanlara yerleşmiş olan Güneş-Neptün-Satürn gezegenleri arasındaki T-kare açı kalıbını sıkıştırıyor olacak. 2014 yılı Nisan ayında ABD astroloji haritasının çok zorlu etkiler altında olacağını görmekteyim ve ABD ekonomisinin büyük türbülanslar yaşayacağını tahmin ettiğim bu dönemde tüm dünya ülkelerine, nispeten ülkemize de yansımaları olacağı gerçeğini göz ardı edemeyiz. Tam da bu dönemde İstanbul astroloji haritası da az önce bahsettiğim gergin Satürn transiti alacak. İstanbul’da önemli ekonomik zorlanmalar yaşanabilir bu dönemde…

İstanbul astroloji haritasının parasal konularla ilgili alanlarına düşen Güneş-Satürn-Neptün arasında oluşan T-kare açı kalıbı, her ne kadar “Taşı toprağı altın” ifadesi kullanılsa da, İstanbul’da geçinmenin, ayakta kalmanın kolay olmadığını göstermektedir. Boğa burunda yerleşmiş olan Güneş, sahip olma arzusunu, maddi güvenceyi sağlama isteğini gösterse de, Satürn ile uyumsuz açısı, ekmeğin aslanın ağzında olduğunu, arzu edilen maddi güvencenin sağlanması için çok çalışmak-çabalamak gerektiğini, başarıya ulaşmanın veya sağlanan başarıyı devamlı kılmanın hiç de kolay olmadığını ifade etmektedir. Güneş-Neptün arasındaki uyumsuz açı, bu sihirli şehrin göz kamaştırıcı ve baştan çıkarıcı büyüsüne kapılan pek çoklarının büyük maddi hayal kırıklıklarına uğradığını, zengin olmak hayaliyle geldiği bu büyük şehirden, adeta yutulmuş ve hüsrana uğramış bir biçimde mecazi ve gerçek anlamıyla “köyüne geri dönmek” durumunda kaldığını hatırlatmaktadır.

Transit Uranüs ve Plüton’un İstanbul astroloji haritasının Venüs-Jüpiter kavuşumuna sert açıları, zorlu 2014-2015 yılları öncesinde, 2012-2013 yıllarında yaşanması muhtemel ekonomik zorlanmaları göstermektedir. Bu yılların ardından, 2014 yılında bu kez tam bir temizlenme ve sadeleşme içerecek şekilde bu türde durumlar yaşanabilir.2014-15 yıllarında sarsılacak olsa da, dünya dengelerinin önemli ölçüde değişmiş ve yerli yerine oturmuş olacağı kritik 2016 yılı sonrasında, özellikle de 2017 yılı sonlarından itibaren,  Türkiye’nin bölgesinde siyasi ve ekonomik olarak şimdikinden daha fazla söz sahibi olacağını ve İstanbul’un ticaretin en önemli merkezlerinden biri konumunda şimdikinden çok daha üst sıralarda yer alacağını öngörebiliriz.

Gezegensel irtibatlar ve önemli gezegen geçişleri, dünyada finansal düzenlerin dönüşüme uğramakta olduğunu, ekonomilerin sadece geçici bir süre için krizde olmadığını, bütün ekonomik sistemin tamamen dönüşmek üzere olduğunu haber vermektedir. Örneğin Neptün gezegeninin 2011'de bir süre için geçiş yapmış olması ve şu anda Kova burcunda gerileyerek Şubat 2012'de tamamen Balık burcuna geçiş yapacak olması, materyalizmi simgeleyen kapitalizmin çökmek üzere olduğunu işaret etmektedir. Neptün daha önce bu burca 1848'te geçmişti, ki bu feodal sistemlerin çöküşüydü. Neptün'ün Balık'a giriş yaptığı 4 Nisan 2011'de astrolojide yeni trendlerin saptanmasında majör rol oynayan iki sosyal gezegen Jüpiter ve Satürn karşıt konumda idiler. Bu da kapitalist sistemin çöküşünü hızlandıracak bir faza girdiğimiz anlamına geliyor. Halbuki bu iki gezegenin kavuşum yaptığı 2000 yılından bu yana, aşırı bir maddileşmeye tanık olmuştuk. Şimdilerde bu iki gezegenin karşıt konumda olmaları, bu aşırı maddi eğilimlerin törpülenme sürecinden geçildiği anlamına geliyor. 2008 sonlarında uzun süreliğine Oğlak burcuna geçiş yapan Plüton ve takip eden dönemdeki tüm diğer gezegen geçişleri, o yıldan bu yana kapitalizmin hızlı çöküşünü haber vermektedir!

İnsanoğlunun sadece maddi olana ağırlık vererek kurduğu bu düzen artık sona ermek üzeredir. Manevi ve ruhsal değerlerin daha fazla öne çıkacağının en önemli göstergesi olan Neptün, doğasına uygun Balık burcunda hareket ederek arındırma, maddecilikten uzaklaştırma, kalıplaşmış ve çıkarcılık üzerine kurulu düzenleri, katı kalıpları ve formları çözerek üzerine çıkarma, esnekleştirme görevini üstlenmiştir. Neptün’ün Türkiye astroloji haritasının çok önemli bir alanında hareket edecek olması, 2011’de başlayan, ama asıl 2012 Şubat ayı sonrasında belirginleşecek bir biçimde Türkiye’deki insanlığa katkı sağlayacak maneviyatın ve ruhsal tekamüle yönelten enerjinin gözle görülür bir biçimde yoğunlaşacağını gösteriyor. Önümüzdeki yakın süreçte Türkiye giderek çok daha ruhsal ve mistik özellikler gösteren bir ülke olarak tanımlanacak. Türkiye’nin önemli rol üstlenerek insanlık realitesini yeni ufuklara açacak değişimlerin odak noktasında olacağı bu dönemde İstanbul kolektif aydınlanmanın ve ruhsal uyanışın merkezi olmaya hazırlanmaktadır.

Medeniyet Başkenti İstanbul

2012-2013 yıllarında Balık burcunun ilk derecelerinde hareket etmekte olan transit Neptün, İstanbul haritasının Venüs-Jüpiter kavuşumunu uyumlu açıyla destekleyecek. Bu açı, İstanbul’un sadece politik-ticari bir merkez olarak değil, spritüel bir merkez olarak da dikkat çekici bir önem kazanacağını göstermektedir. Neptün’ün Türkiye astrolojik haritasının çok önemli bir alanında hareket edecek olması, 2011’de başlayan, ama asıl 2012 Şubat ayı sonrasında belirginleşecek bir biçimde Türkiye’deki ruhsal enerjinin gözle görülür bir biçimde yoğunlaşacağını gösteriyor. Yani Türkiye çok daha mistik özellikler gösteren bir ülke olarak tanımlanacak. 2012 yılında Satürn’ün Akrep burcuna, Neptün’ün Balık hurcuna geçiş yapacak olması, Türkiye’nin bu önemli geçiş sürecinde ne denli büyük bir rol oynayacağının açık bir göstergesidir. 14 Kasım 2012’de gerçekleşecek tam Güneş tutulması, ülkemizin bu süreçte oynayacağı önemli rolün ortaya çıkacağını göstermektedir. Bu tutulma esnasında transit Satürn Güneş’imizin üzerinde olacak ve tutulma derecesi, haritamızdaki Venüs-Jüpiter orta noktası üzerine düşecektir. Bunlar, ülkemizin hem büyük sorumluluklar alacağı, hem de bu geçiş sürecini doğru yönlendirmek açısından önemli bir görev üstleneceğini göstermektedir.
Pek tabii ki bu bir anda tamamlanacak bir süreç değil. 2012-2025 yılları arasına yayılıyor. Ama özellikle 2012-2013 yıllarında, genel olarak Türkiye’nin ve özel olarak da İstanbul’un dünyanın önemli spritüel kişileri, eğitmenleri, spritüel konularla ilgilenen kişiler arasında daha fazla rağbet görmeye başlayacağını düşünüyorum. Tüm bu gelişmeler, insanların sahip oldukları mistik veya ruhsal gücü daha net fark edebilecekleri bir sürece denk geliyor ve kişisel görüşüme göre İstanbul içine hızla girmekte olduğumuz ve insanlığın tekamülünde bilinçsel sıçrama olanağı verecek yeni enerji dalgasının ortaya çıkaracağı en önemli medeniyet merkezlerinden biri olacak.

4 Ocak 2011’de gerçekleşen ve Türkiye’den de izlenen güneş tutulması anı için İstanbul’a göre çıkartılmış astroloji haritasında Balık burcunun son dereceleri yükselmekteydi ve neredeyse aynı dakikada denilecek kadar yakın yerleşimde bulunan Jüpiter-Uranüs ikilisi tam da doğu ufkuna denk geliyordu. Bu ikilinin bulunduğu Balık burcunun 28. derecesinin Sabian sembolü karşılığı “A fertile garden under full moon” yani “Dolunayın altındaki verimli bahçe” olarak verilmektedir. İzdüşümü tam İstanbul üzerine düşen Jüpiter Uranüs kavuşumu, yeni enerjiye yol açan verimli merkezlerden birinin Türkiye’nin gözbebeği İstanbul olduğunu gösteriyordu. Bu yerleşim bize, yeni dönemde İstanbul’un rehberlik vizyonunun belirginleşeceğini göstermekteydi. Bu dikkat çekici güneş tutulması İstanbul’un gerçek cevherini yeniden keşfetme, bu bölgede yaşayanlar için hayata farklı bir perspektiften bakmaya başlama zamanını göstermekteydi. Tutulma esnasında Jüpiter-Uranüs kavuşumunun ufuk çizgisinde Balık burcunda yükseliyor olmasını ruhsal büyüme, yüksek zihinsel aktivitelerle bilgi paylaşılması ve bilgeliğe yönelme, alışılmışın dışında ruhsal deneyimler yaşanması, eski kalıpları kırma isteği ve baskılardan kurtulma, sınırları aşma ve özgürlük arzusunun artması, yenilenme ve reformlar, yaratıcılığın yükselmesi şeklinde okuyabiliriz.

Önümüzdeki yakın süreçten itibaren İstanbul hakkında şimdiye dek farkında olmadığımız çarpıcı şeyleri açığa çıkartabilir, gerçek içsel hazinemizi yeniden keşfedebiliriz. Aslında bu şehrin bizlere taşıdığı en büyük miras, para pul değildir. Bu miras manevidir. Yurdumuz büyük evliyaların, bilgelerin, alimlerin yetiştiği mistik bir karakteristiğe sahiptir. Neptün’ün Balık burcuna geçişiyle birlikte, yapacağımız en iyi iş, bu mistik karakteristiğimizi ortaya çıkartmak, insanlığın gelişmesine, bir an önce gerçek uygarlığa erişmesine hizmet etmektir. Kişisel kanımca ve araştırmalarıma göre ülkemiz, özellikle de İstanbul, 2012 sürecinde tüm dünya için ÖZEL önem ve anlam taşımaktadır. Kadim şehrimiz, doğmakta olan yeni medeniyetin en önemli ruhsal merkez üslerinden biridir. 
Türkiye ve İstanbul astroloji haritalarını karşılaştırmalı olarak incelerken başka ilginç bir bağlantı daha gözüme ilişti. İstanbul astroloji haritasında 9 derece Balık’ta bulunan Uranüs, Türkiye astroloji haritasının Güney Ay Düğümü derecesinin tam üzerine denk gelmekteydi. Daha önce bahsettiğimiz üzere, Güney Ay Düğümü sonsuz hizmet ve bitmeyen şeyleri, geçmişten kalıtım yoluyla taşınan, ezelden yazılmış, kadersel olarak çekildiğimiz ve karşılaşmamız-yüzleşmemiz gereken durumları temsil eder. Uranüs ise her zaman değindiğim gibi “Büyük Uyandırıcı”dır. Aydınlanmaya yönelten farkındalık yaratır ve bunu ani, beklenmedik gelişmeler yoluyla yapar. Bu astrolojik kombinasyon bize, İstanbul’un Türkiye’nin uyanışını hızlandırıcı bir katalizör etkisi olacağını ve Balık burcundaki yerleşimiyle, bu uyanışın tüm insanlığın ruhsal gelişimine, bir an önce gerçek medeniyete erişmesine hizmet edeceğini gösteriyor.
Medeniyetler İttifakı Türkiye Eşgüdüm Başkanı Prof. Bekir Karlıga’nın 2011 yılında verdiği bir röportajında çok güzel ifade ettiği gibi,  “Yeni bir insanlık, yeni bir uygarlık doğmaktadır ve Türkiye 21. yüzyılda dünyanın önde gelen üç-beş ülkesinden biri olacaktır. Böylece yeni medeniyet içerisinde İstanbul medeniyet başkenti olarak yerini alacaktır”. Astrolojik göstergeler bu ifadeyi desteklemektedir.

İstanbul’dan ilham alan yüzlerce şairden biri olan sevgili Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun güzel şiirinden alıntı yaparak sözlerimi tamamlamak istiyorum:

Yedi tepeye kurulmuş pul pul,
Gümüş gümüş balıkları pul pul,
Işıktan sudan örülmüş, canım İstanbul
 
Öner DÖŞER
6 Ekim 2011, Perşembe
ASTROLOJİ OKULU, Caddebostan

20.10.2011

Designed by Ongunsoft