Öner Döşer

Uyarı! Dikkat Çeken Tarihler

Bu sayfa 11275 kişi tarafından ziyaret edildi.

Dikkat Çeken Tarihler

Ay’ın maksimum güney deklinasyonunda bulunacağı 23-26 Mart tarihleri arasında ve Jüpiter-Satürn karşıtlığının kesinleşeceği 28 Mart civarındaki tarihlerde sismik aktiviteler veya volkan hareketlenmeleri oluşabilir, sert doğa olayları yaşanabilir. (fırtına, kasırga, tornado vb) 
Güncelleme: 22 Mart 2011, Salı
 Youtube'da 21 Mart 2011 tarihinde Güneş'te önemli bir patlama olduğu yönünde bilgiler veren videolar var...
Aşağıda Güneş'in aktif olacağı bu süreçle ilgili bilgilendirici bir video var...
Güncelleme: 24 Mart 2011, Perşembe
Asya'da çok şiddetli iki deprem
24 Mart 2011 Perşembe 16:22
Güncelleme: 26 Mart 2011, Cumartesi
Güneş lekesi sayısında hızlı artış oldu ve Güneş lekesi sayısı 104'e yükseldi.
Güncelleme: 28 Mart 2011, Pazartesi
Güneş lekesi sayısında artış devam ediyor. Güneş lekesi sayısı 134'e ulaştı

Güncelleme: 30 Mart 2011,

Japonya'da Denizde Radyasyon Seviyesi Artıyor.

Kaynak: http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/03/110330_japan.shtml

Akdeniz'de ard arda deprem

Akdeniz'de 6.3 ve 4.1 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi

01 Nisan 2011 Cuma, 17:02:22

http://www.haberturk.com/yasam/haber/616468-akdenizde-ard-arda-deprem

 

Kum fırtınası gündüzü geceye çevirdi

 

Kuveyt başta olmak üzere Suudi Arabistan ve Bahreyn'de yaşanan kum fırtınasında hayatı felç etti. Kuveyt'teki oluşan kum fırtınasını görenler ise cep telefonuyla saniye saniye görüntüledi. Görüntülerde oluşan kum fırtınası ve insanların yaşadığı büyük panik yer alıyor.

02 Nisan 2011 Cumartesi

http://dunya.milliyet.com.tr/kum-firtinasi-gunduzu-geceye-cevirdi/dunya/dunyadetay/02.04.2011/1372380/default.htm


Nisan ayı başlarında da, özellikle 2-7 Nisan arasındaki tarihlerde ve 16-18 Nisan arasındaki tarihlerde bu riskler mevcuttur. Dr. Percy Seymour’un teorisinde bahsedildiği üzere, Jüpiter-Satürn’ün Güneş ile hizalanmalarını deneyimlemek üzereyiz. Bu dizilim civarında sert doğal afetler, terör ve suç oranında artışlar, uluslar arası huzursuzluklar yaşanabilir, savaş rüzgarları estirecek atmosfer oluşabilir! Dünya liderleri, parti liderleri beklenmedik, sert ve hatta çılgınca kararlar alabilirler. 

Güncelleme: 20 Nisan 2011

Suriye: Protestolar Silahlı İsyana Dönüştü

 
Avustralya ve Yeni Zelanda’da deprem
 
 
Yeni Zelanda açıklarında 6.4'lük deprem
 
 
ABD’de perşembe gününden bu yana şiddetli etkisini 14 ayrı güney eyaletinde hissettiren fırtınada hayatını kaybedenlerin sayısı en az 45 olarak kaydedildi
 
 
Kendini Euro Bölgesi’nden gelecek kötü haberlere hazırlayan piyasalar dün ABD’nin not görünümünün negatife indirilmesiyle şok yaşadı. S&P’nin görünümü negatife indirmesiyle tüm borsalar düştü, altın 1.500 dolara dayandı
 
 
Kasırganın doğurduğu hortumlar, altı eyalette 45 kişinin ölümüne neden oldu
 
 
Geçen yıl Güneş-Satürn-Dünya dizilimini deneyimlediğimizde, İzlanda’da volkan patlaması olmuştu. Bu Mart-Nisan aylarında benzeri bir durum oluşabilir!
Öte yandan, 2-3 Nisan civarında etkinleşecek Mars-Uranüs kavuşumu, nükleer radyasyon, patlama, sızıntı gibi riskleri düşündürüyor ister istemez. Bu ikilinin kavulumları sert patlamalara, uçak kazalarına veya demiryolu etkin kazalarına, yangınlara, yaralanmalara meydan verecek olaylar dizisine de açık hale getiriyor.
4 Nisan'da, tam da bu türbülanslı dönemde Balık burcuna geçiş yapacak Neptün, ilahi ve manevi temaları güçlendirmenin yanı sıra, denizlerle, sularla ilgili konularda sorunlar yaşanması ihtimaline dikkat çekiyor. Neptün sular ve sıvılarla, zehirlerle, gazlarla ve uyuşturucu maddelerle ilişkilidir. Bu ana başlıklar içerisinde sorunlar yaşanabilir. Radyasyon ya da benzeri sebeplerle suların zehirlenmesi gibi riskler göz ardı edilmemelidir. Bu anda çok öne çıkmayan bu risk, önümüzdeki birkaç yıllık süreçte de mevcuttur.
Mayıs ayı içerisinde de 2-3 Mayıs ve daha sonra 16-22 Mayıs tarihleri arası dikkat çekiyor. Bu tarihler civarında da etkin Güneş aktiviteleri, Jeomanyetik fırtınalar oluşabilir, doğa olaylarını ve insan hareketlerini etkileyebilir. Jüpiter-Satürn karşıtlıkları finansal konularla ilgilidir ve bu iki gezegenin karşı karşıya geleceği Mart ayı sonlarından itibaren, özellikle de Nisan ayında finansal piyasalarda önemli türbülanslar oluşabilir.
Tüm bu tahminler riskleri saptamak, önceden önlemci olunmasını sağlamak amacıyla uyarıcı nitelik taşımaktadır. Uzunca bir süreden beri bazı uyarılarda bulunmaktayım.
Bu konuyla ilgili 11 Mart 2011 tarihinde Fox TV'ye verdiğim röportaja aşağıdaki linklerden ulaşılabilir.  
Gazeteci Aycan Saroğlu ile yaptığımız röportajda da bu konulara ağırlık verdik. Bu röportaja aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
 
Ne Yapabiliriz?
 
Her birimiz kendi çapımızda ve kolektif olarak gayret göstermeliyiz. Dünyamıza, doğaya ve birbirimize nasıl davrandığımız her şeyi etkiliyor. İnsan düşünceleri ve duyguları, senkronize olduğunda, güneş aktivitelerini ve dolayısıyla jeomanyetik alanları etkileyebilir görüşüne katılıyorum. Yapılan istatistikler, dünya barışı için yapılan meditasyon ve duaların güneş aktivitesini belli bir oranda azaltabildiği göstermektedir. Bu türde girişimler, bizim kültürümüzde yağmur duasına çıkmak benzeri kolektif eylemlerde yer bulmuştur. Bence alınacak bilimsel ve teknolojik tedbirlerin yanı sıra, henüz bilimselliği kanıtlanmamış ama kadim uygarlıkların gayet farkında olduğunu düşündüğüm bu fikri asla göz ardı etmemeliyiz.
 
Güneş/jeomanyetik aktivite esnasında manyetik alanda yarattığı değişimler kan basıncı, üreme, kalp-damar sorunları ve nörolojik problemlerin yanı sıra, bağışıklık sistemi sorunlarına işaret ediyor demiştik. Bu dönemde etkin gezegen dizilimleri de benzeri etkileri yaratabilir. Sevgi alışverişinin bağışıklık sistemimizi güçlendirdiği söylenmektedir. Sağlığımızı korumanın, bireysel ve toplumsal olarak şifalanmanın en güzel yollarından biri, sevgi bağımızı güçlendirmektir. Sevgi alışverişinin yarattığı yüksek frekans, yaşamsal enerjinin frekansını olumlu yönde etkiler. İnsan, hayvan, bitki, araba, masa, bilgisayar olsun, canlı veya cansız şeylere sevgimizi yansıtmamız bile, titreşimimizi arttırmamızı sağlar. Bizi bir arada tutacak, sevgi bağı, neşe ve mutluluk yaratacak organizasyonları arttırmamız, stres ve gerginlikleri daha rahat aşmamıza imkan sağlayacaktır.
 
Güneşsel ve evrensel enerji akımları doğal bir döngünün parçasıdırlar ve bizi yok etmek için var olmamışlardır. Bu konuda yapabileceğimiz öncelikli şey, etkin Güneş olaylarının zamanlamasını tahmin etme yöntemlerini geliştirmektir. Bu alanda uygulanacak pek çok bilimsel çalışma ve gözlemlerin yanı sıra, Astroloji’den istifade edilebilir. Astroloji’nin en önemli işlevi, önceden uyarmaktır. Ardından, bu zamanlarla ilgili gerekli, tedbirler alınabilir.
 
Astroloji’nin böyle stresli ve gergin zamanları önceden uyarmasının amacı korku yaratmak değil, davranışlarımızı ayarlamamız konusunda farkındalık yaratmaktır. Etrafımızda olan bitenin farkında olmalı, elimizden geldiğince korku ve endişeden uzak ve pozitif kalmalıyız.
 
Korkunun panzehiri sevgidir. İnsan bünyesinde sevgi enerjisi geçişine engel oluşturan en büyük etken, olumsuz duygu ve düşüncelerdir. Korku dolu bir dünyada yaşamaya inandığımızda, bu seçimimizden zihnimiz ve bedenimiz de etkilenecek, sağlıksız bir yaşam süreceğiz demektir. Eğer sevgiyle dolu bir dünya görmeyi seçersek, o zaman zihnimiz ve vücudumuz da buna uyum sağlayacak, giderek daha sağlıklı olacaktır. Yapmamız gereken, kişiler olarak önce kendimizi temizlemek ve saf tutabilmek, yani bize kasıt yapanları bile sevebilip, onlara sevgiyle yaklaşmaktır.
 
Güneş aktivitelerinin çok arttığı maksimumu esnasında sadece cinayetler, terör, kazalar, sağlık sorunları artmıyor pek tabii ki. Bilim ve sanatta yaratıcılığın ve gelişmelerin en yüksek düzeylerinin de güneş maksimumu civarında ortaya çıktığı ve evrimsel süreçte önemli gelişmeler yaşandığı da bir gerçektir. Araştırmalar, artan güneş aktivitesi sırasında, insan yaratıcı aktivitesinin zirveye ulaştığını açıkça gösteriyor.
 
Astroloji’de Güneş yaratıcılığın yanı sıra aydınlanmanın, bilinç ve irade gücünün, farkındalığın temsilcisidir. Güneş aktiviteleri aslında, insanlığın şu anda idrak edemediği üst boyutlara geçmesine yardım edebilecek yararlı ve yaratıcı şanslar sunabilecek enerji akımı oluşturur. Bu yüzden Güneş aktivitelerinin artacağı bu dönemi, bilinçte bir nevi kuantum sıçraması yaratacak bir fırsat, geçiş zamanı olarak da görmelidir.
 
Yüksek benliğimizle temasa geçeceğimiz, kendimiz, dolayısıyla insan-evren ilişkisi hakkında çok şey idrak edeceğimiz, hem kişisel hem de kolektif farkındalığımızın uyanacağı çok önemli bir süreçteyiz aslında. Astroloji’de Güneş öz demek, bütünlük demektir. Olaylar ne kadar sert ve gergin gelişirse gelişsin, kendi özümüzle temasta kalarak, bütünlüğümüzü koruyabilir, irade gücümüz sayesinde zorlukları aşabiliriz.Unutmayalım, gezegenlerin iradesi yoktur, ama insanoğlunun vardır. Zorlu olaylar aslında, bizim irade gücümüzü test etmek için var olan birer imtihan aracıdır.
 
Önemli olan, güneş aktiviteleri oluştuğunda, eski stres oluşturan kalıpları tekrar etmememizdir. Güneşsel ve evrensel enerji akımları doğal bir döngünün parçasıdırlar ve bizi yok etmek için var olmamışlardır. İnsan düşünceleri ve duyguları, senkronize olduğunda, güneş aktivitelerini ve dolayısıyla jeomanyetik alanları etkileyebilir. Araştırmacılar, çok sayıda insanın bilerek oluşturacağı uyumlu dalga alanının gezegensel enerji ve manyetik enerji alanları ile iletişime geçerek bu alanları etkileyebileceğini ve alan ortamındaki kolektif bilince pozitif etki yaratacağını, insan düşünceleri ve duyguları, senkronize olduğunda, güneş aktivitelerini ve dolayısıyla jeomanyetik alanları etkileyebileceğini söylemektedirler.
 
İnsanların kitle halinde eşzamanlı odaklanmasının gücü konusu ve Güneş aktivitesini kolektif düşünce gücüyle etkileyebileceğimiz konusu, zamanımızdaki fizik teorileri tarafından desteklenmiyor gözükse de ve henüz bilim insanları tarafından kabul edilmemiş olsa da, günümüzde artık daha çok sayıda sıradan insan tarafından ilgiyle izlenmektedir.
 
Dünya sorunlar içinde olduğundan, daha fazla bilimsel kanıt beklemenin anlamı yoktur. Bu konuyla ilgili araştırma yapanlar, çok sayıda insanın bilerek oluşturacağı uyumlu dalga alanının gezegensel enerji ve manyetik enerji alanları ile iletişime geçerek bu alanları etkileyebileceğini ve alan ortamındaki kolektif bilince pozitif etki yaratacağını söylemekteler.
 
Yapılan istatistikler, dünya barışı için yapılan meditasyon ve duaların güneş aktivitesini belli bir oranda (%25-%50) azaltabildiği göstermektedir. Tüm barış meditasyonlarından sonraki gün güneş aktivitesinin azaldığı görülmüş, bu verilerle ilgili istatistik değerlendirme yapılabilmiştir. Bu çalışmalar ve deneyler, bireysel ve kolektif düşünce gücünün bariz ve güçlü etkileri olduğunu, işbirliği yapan yeterli sayıda insanın beraber çalışmasının gerekli durumlarda nasıl işe yarayabileceğini göstermesi bakımından çok önemlidir.
 
Mart, Nisan, Mayıs aylarında etkin olacak ve insan ruhunun yüzleşmek zorunda olduğu bu etkin astrolojik yansımaların doğası ve muhtemel etkileri iyi incelenmeli, uyumsuzluk ve dengesizlik yaratacak etkilerinden kaçınmalı, yaratıcılığı teşvik eden etkileri iyi değerlendirilmelidir. Böylelikle insanoğlunu daha üst seviyelerde yaşama taşıyacak küresel bilinç değişiminin gerçekleşmesi için önemli adımlar atılabilir.
 
Öner DÖŞER
 

18.03.2011

Designed by Ongunsoft