FİLM BU TARİHTEN SONRA BAŞLIYOR!
28 EYLÜL – 4 EKİM HAFTASI
2025 yılı Aralık ayında çıkan FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR isimli kitabımda da vurguladığım gibi, savaş gezegeni Mars’ın Aslan burcunda uzun sürecek yolculuğu 28 Eylül 2026 tarihi itibariyle başlıyor. 26 Kasım 2026’da bir müddet için Başak burcuna geçecek olsa da 21 Şubat 2027 tarihinde tekrar Aslan burcuna gerileyecek olan Mars’ın Aslan burcunu tamamlayacağı tarih 14 Mayıs 2027 olacak. (Yani 59 artı 82 gün olmak üzere toplam 141 gün Aslan burcunda seyretmiş olacak.)
FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR!
Kitabımdan bazı alıntılar paylaşarak devam etmek istiyorum: “2026 jeopolitik risklerin daha da artacağı bir yıl olacak. Sadece Ortadoğu’yu veya Rusya-Ukrayna’yı konuşmayacağız. Patlak verece bazı diğer savaşlar da gündemimizde olacak. Pasifik’te de ipler gerilecek. Akla ilk gelen şeylerden biri Çin’in Tayvan’ı işgali oluyor kuşkusuz. Çin’in astroloji haritasında Mars Aslan burcunda ve 2026 yılı sonlarında Çin astroloji haritasının Mars dönüşü olacak. Bu bağlamda 2026 yılının Ekim-Aralık ayları arasındaki dönem bu açıdan özellikle dikkat çekmekte.”
https://www.astroart.com.tr/fragman-bitti-film-basliyor
MARS ASLAN BURCUNDA!
Mars’ın Aslan burcuna geçmesiyle birlikte liderler, yönetici figürleriyle ilgili önemli gelişmeler bekleyebileceğimiz, güç ve ego çekişmelerinin öne çıkacağı bir sürece gireceğiz. Bu geçişle birlikte uluslararası ilişkilerde güç savaşları da devreye girmeye başlayacaktır muhtemelen. Donald Trump, Binyamin Natanyahu, Vladimir Zelinsky, Emmanuel Macrone, Victor Urban bunlardan sadece birkaç tanesi. Ayrıca Çin, Tayvan, İsrail, Sırbistan, Yunanistan, Ürdün gibi bazı ülkelerin de haritalarında Mars Aslan burcunda. Bu liderler ve ülkeler için çok daha aktif, mücadeleli ve agresif bir süreç başlıyor.
MARS, ASLAN BURCU, TÜRKLER
Geleneksel astrolojide Mars gezegeni ve Aslan burcu Türklerle ilişkilendirilir. Bizim için “Türkler asker millettir” denilir. Muhtemelen bundandır. Mars savaşmakla, Aslan da cesur yürekli olmakla bağdaştırılır. Biz Türkler, cesur yürekli ve mücadeleci bir milletizdir! Mars’ın Aslan burcundan geçişlerinin, biz Türkler açısından daha atak ve cesur girişimlerin yapıldığı bazı zamanlarla örtüştüğünü görüyorum. Tabii her zaman böyledir iddiasında değilim, başından söyleyeyim! Ayrıca savaş çıkacak ve biz de içinde yer alacağız gibi bir iddiada bulunmuyorum.

Yukarıda yer alan illüstrasyon Ebu Ma’şer’in Türkleri Mars ve Aslan burcu kapsamında göstermesini sembolize ediyor. Eski astrologlarda bu bir gelenekti. Mesela Satürn Hindistan ve Etiyopya’yı, Jüpiter Persleri, Babil ve Bağdat’ı (Irak), Venüs Arabistan’ı, Merkür Yunanistan’ı ve Başak Atina’yı, Ay ise İspanya, İngiltere, Ermenistan ve Fransa’yı temsil ederdi.
ŞİDDETLİ OLAYLARLA BAĞLANTILI
Mars’ın Aslan burcuna geçişiyle birlikte, Plüton ile olan karşıt açısı çok daha belirgin ve etkili olmaya başlayacak. Mars ve Plüton arasındaki kavuşumlar veya stresli açılar genellikle büyük güç mücadelelerini, agresyonu, sert çatışmaları ve saldırıları beraberinde getirebiliyor.
Tarihsel sürece baktığımızda, bazı Mars-Plüton etkileşimlerinde İsrail-Filistin ekseninde şiddetli olayların yaşandığını açıkça görüyoruz. Örneğin İsrail’in Gazze’ye saldırı başlattığı 27 Aralık 2008 tarihinde gökyüzünde bir Mars-Plüton kavuşumu vardı. Benzer şekilde, bu ikili arasındaki dik açının Ay tarafından tetiklendiği 7 Ekim 2023’te Hamas, İsrail’e yönelik tarihinin en büyük saldırısını düzenlemişti.
Bu sert açılar, yalnızca bölgesel gerilimlerde değil, bazı büyük savaşların başlangıcında da kritik bir tetikleyici rol oynamıştır. Nitekim 2. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Mars, Plüton’a karşıt açıya doğru ilerlemekteydi; Körfez Savaşı başlamadan hemen önce de yine belirgin bir Mars-Plüton karşıtlığı devredeydi. Öte yandan sadece jeopolitik krizleri değil, jeolojik etkileri de göz önünde bulundurmak gerekir; zira bazı büyük depremlerin haritalarını objektif bir gözle incelediğimizde de yine bu ikili arasındaki stresli açıların varlığını net bir şekilde tespit ediyoruz.
BAZI LİDERLERİN HARİTALARI TETİKLENİYOR
Mars’ın Aslan burcunda seyredeceği 2026 yılının sonbahar ve kış ayları ile 2027’nin başlarında; Donald Trump, Benjamin Netanyahu ve İsrail’in astroloji haritaları bu geçişten çok güçlü etkiler alacak. Bu durum, söz konusu liderlerin ve ülkelerin hayli türbülanslı bir sürecin, zorlu ve yıpratıcı mücadelelerin içerisine çekileceğine işaret ediyor. Daha evvel de belirttiğim üzere, bu yoğun gökyüzü etkileri altında Fransa’nın da iç dinamiklerinde bir hayli karışacağına tanık olacağız.
Olayları genel ve objektif bir bakış açısıyla değerlendirdiğimizde, 2026-2028 yılları arası dünya sahnesinde büyük bir liderler değişim döngüsünü temsil ediyor. Bu kritik süreçte, küresel siyasette kilit rolde bulunan ve adeta mihenk taşı konumunda olan bazı önemli liderlerin çarpıcı görev değişimlerine şahit olmamız son derece muhtemeldir.
TRUMP-NETANYAHU BİLEŞİK HARİTASI
Astrolojide, iki kişinin doğum haritasından türetilen ve ilişkinin ortak dinamiğini gösteren “bileşik haritalar” kullanılır. Bu haritalar, iki kişinin bir araya geldiğinde nasıl bir enerji üreteceğini, dış dünyayla etkileşimlerini ve ortaklaşa atacakları adımların mahiyetini anlamamıza büyük ölçüde yardımcı olur.
İlginçtir ki; Donald Trump ve Benjamin Netanyahu’nun bileşik haritasına baktığımızda Mars’ın tam 26 derece Aslan burcunda yer aldığını görüyoruz. Böylesi kilit bir yerleşimin tesadüf olması pek de mümkün görünmüyor. Transit Mars’ın gökyüzünde bu spesifik dereceyi tetiklemesi önümüzdeki aylarda üç kez gerçekleşecek: 18 Kasım 2026, 1 Mart 2027 ve 5 Mayıs 2027.
Bu tarihler civarında, söz konusu ikilinin hem bireysel düzeyde hem de ortaklaşa sert, agresif ve kışkırtıcı hamleler yapması oldukça muhtemeldir. Üstelik bileşik haritalarında Mars son derece aktif konumda ve Aslan burcunda bulunan diğer gezegenlerle büyük bir toplaşma içerisinde yer alıyor. Haliyle, Mars’ın Aslan burcundaki bu uzun soluklu seyri, iki liderin birlikte dünya sahnesinde çok daha sarsıcı ve belirleyici eylemlere imza atabileceğine işaret ediyor. Mars’ın doğası gereği doğrudan mücadele, kavga ve savaşla bağlantılı olduğunu objektif bir bakış açısıyla değerlendirdiğimizde; 2026 Eylül sonundan 2027 Mayıs ortalarına kadar uzanan bu zorlu sürecin, bu ikili ekseninde gelişecek pek çok agresyona ve tırmanan gerilime zemin hazırlayacağını açıkça öngörebiliriz.
ÇİN-TAYVAN
Çin’in astroloji haritasını objektif bir bakış açısıyla incelediğimizde, destekleyici etkilerin yoğunlukta olduğunu ve ülkenin küresel çapta yükselişinin devam edeceğini anlıyoruz. Öte yandan kuruluş haritasında Mars’ı Aslan burcunda yer alan bir ülke olması sebebiyle, yılın sonbahar aylarından itibaren askeri alandaki hareketliliklerin oldukça yoğun bir şekilde devreye girmesi bekleniyor. 27 Eylül tarihinde Mars’ın Aslan burcuna geçiş yapmasıyla birlikte, Çin’in kendi bölgesinde askeri operasyonlara ve daha proaktif hamlelere yönelme ihtimali güçleniyor.
Özellikle Tayvan ekseninde ve aynı zamanda Japonya ile Amerika ilişkilerinde sert, agresyona açık durumlar oluşabilir. Bölgesel dinamikleri göz önüne aldığımızda, Tayvan’a yönelik stratejik hamlelerin ekim, kasım ve aralık aylarında kendisini çok daha net bir şekilde göstermesi beklenebilir. Mars’ın 2027 yılı içerisinde tekrar Aslan burcuna dönmesiyle bu askeri ve jeopolitik hareketliliğin devamına da şahit olacağız. Çin’in teknoloji alanındaki ivmesi güçlü bir şekilde sürecek olsa da Satürn’ün Koç burcundan geçişi, süreç içerisinde çeşitli uluslararası engeller ve zorluklarla karşılaşacaklarına işaret ediyor. Bu transit, küresel arenada diğer aktörlerin Çin’in agresif büyüme ve genişleme politikalarına karşı diplomatik veya ekonomik bir sınır çizme, bu gidişata kararlılıkla dur deme eğilimine gireceklerini ortaya koyuyor.
TÜRKİYE ASTROLOJİ HARİTASI NASIL ETKİLENECEK?
Mars’ın Aslan burcundaki seyri, tarihsel olarak Türkiye’nin askeri ve stratejik anlamda proaktif olduğu dönemlerle örtüşmektedir. Örneğin Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde de gökyüzünde benzer bir Mars Aslan transiti hakimdi. Yaklaşan ekim ayı itibarıyla Mars’ın yeniden Aslan burcuna geçmesi, ülkemiz açısından hem diplomatik hem de iç dinamikler bağlamında oldukça hareketli bir dönemin kapılarını aralıyor. Astro-kartografi haritalarında Kızıldeniz ve Mısır üzerinden geçen hatların bu yıl fazlasıyla belirginleşmesi, söz konusu bölgelerdeki jeopolitik hareketliliğin de gündemimizde yoğun bir şekilde yer tutacağını gösteriyor.
Diğer yandan Mars’ın Aslan burcuna geçişi, Türkiye astroloji haritasının finansal alanlarını doğrudan tetiklediği için ekonomi ve para piyasaları üzerinde son derece dikkatli bir yönetim gerektiriyor. Mars’ın haritamızdaki Güneş derecesine dik açıya ilerlemesi, olası dış tehditlerin yanı sıra ekonomide hassas dengelerin ve borsa tarafında stresli dalgalanmaların yaşanabileceğine işaret ediyor. Aynı zamanda Plüton’un da Güneş derecemize sert açı yaptığı bu zaman dilimi, cari açık ve dış borçlar gibi makroekonomik konuları ön plana çıkarırken, küresel ölçekte yaşanan ekonomik streslerin iç piyasalardaki yansımalarını büyütebilecek bir potansiyel barındırıyor.
İMZA GÜNÜ!
26 Eylül Cumartesi günü, Remzi Kitabevi- Akmerkez mağazasında, ASTROLOJİDE AÇILAR ve AÇI KALIPLARI – Öner Döşer & Dilâra Efeoğlu olarak, kitabımızın imza gününde, okurlarıyla buluştuk. Sohbet eşliğinde geçen çok keyifli bir etkinlik oldu. Kitap hakkında bilgi ve satın almak için linki tıklayabilirsiniz.
https://www.astroart.com.tr/astrolojide-acilar-ve-aci-kaliplari
Temel Seviye Sonbahar Sınıfı 3 Ekim 2026 Cumartesi başlıyor!
Her Sonbahar döneminde olduğu gibi bu yıl da Temel Seviyede yeni bir online sınıf açıyoruz! Derslerimiz Perculus eğitim platformu aracılığı ile sunulacaktır. İlk dersini 3 Ekim Cumartesi yapacak olan sınıfımızın dersleri 36 haftalık program boyunca devam edecektir. (Dersler haftada bir gün üç saattir.) Temel, Orta ve İleri seviye sınıflarımızda her bir ders oturumu 180 dakika (3 saat) sürmektedir. Dersler süresince öğrenciler, ilgili konuya yönelik sorularını interaktif olarak yöneltebilmekte; her dersin son 30 dakikasında eğitmenler tarafından yanıtlanmakta, böylelikle öğrenme süreci desteklenmektedir. Ayrıntılı bilgiyi linkte bulabilirsiniz.
https://astrolojiokulu.com/tr/portfolio/temel-seviye-sinifi-aciyoruz-6/

ASTROLOJİDE ÖNGÖRÜ YÖNTEMLERİ- 12 HAFTALIK PROGRAM
Doğum haritasındaki potansiyellerin -ne zaman- gerçekleşeceğini keşfetmek ve geleceğin sembolik dilini çözmek için hazırlanan, klasik dönemlerden günümüze değin kadim astrologlar tarafından kullanılmış ve geliştirilmiş öngörü yöntemlerinin başlıcalarını içeren eğitim, AstroArt Astroloji eğitmeni Dilâra Efeoğlu tarafından verilecektir. 12 hafta sürecek online dersler 27 Eylül 2026 Pazar akşamı başlayacaktır. Ayrıntılı bilgiyi linkte bulabilirsiniz.
https://astrolojiokulu.com/tr/portfolio/astrolojide-ongoru-yontemleri-2/

HAFTANIN GÜNLERE GÖRE DEĞERLENDİRMESİ
28 Eylül Pazartesi gününün önemli bir kısmında Ay Koç burcunda ilerlerken, aksiyon gezegeni Mars Aslan burcuna geçiş yapıyor ve gökyüzünde dikkat çekici bir senaryonun başlangıcına işaret ediyor. Mars’ın Aslan burcundaki bu seyri, bir süre sonra Başak burcuna geçip 2027 yılında tekrar Aslan burcuna dönecek olması sebebiyle, özellikle liderler ve yönetici pozisyonundaki kişiler açısından agresyona ve rekabete açık önemli bir zaman dilimine girdiğimizi gösteriyor. Öğle saatleri civarında etkili olacak Ay-Merkür karşıtlığı, iletişim akışında stresli durumlara zemin hazırlayabilir. Düşünmeden sarf edilen sözlerin risk barındırdığı bu zaman diliminde, ölçüsüz ifadelerin sonradan bize olumsuz döneceğini bilerek söylemlerimizde dikkatli olmalıyız. Günün ikinci yarısında Ay’ın Kiron ile hizalanması ise fiziksel sakarlıklara açık bir enerji yaratıyor. Saat 12.50’de boşluğa girecek olan Ay, 17.39’da Boğa burcuna geçiş yapıyor. Bu geçişin hemen ardından Ay’ın sırasıyla Mars ve Plüton ile kuracağı dik açılar, akşam saatlerinde gerilimli, çekişmeli ve kavgaya açık sert enerjileri devreye sokuyor. Olası krizlere karşı sağduyulu ve temkinli hareket etmemizde fayda var. Tüm bu stresli etkilere rağmen, Güneş ile Uranüs arasındaki uyumlu üçgen açı; yaratıcılığı tetikleyen, kendimizi farklı ve sıra dışı bir biçimde ortaya koymamıza olanak tanıyan destekleyici bir potansiyel de sunuyor.
29 Eylül Salı günü boyunca Ay Boğa burcunda ilerliyor. Güne, Ay ile Akrep burcundaki Venüs arasındaki karşıt açının etkileriyle başlıyoruz. Bu görünüm, ilişkiler açısından çekişmeli bir zaman dilimine işaret ettiği için özellikle sabah saatlerinde ikili diyaloglarda daha dikkatli olmak gerekiyor. Merkür’ün Ay Düğümleriyle kurduğu uyumlu açı bugünden itibaren devreye girerken, yarın kesinleşecek olan Merkür-Kiron karşıtlığının etkileri de yavaş yavaş kendini hissettiriyor. İletişimsel konularda iş birliği içerisinde kalmak fayda sağlasa da; bugünden başlayan ve özellikle yarına yansıyacak olan sert söylemlerin, ilerleyen süreçte ilişkilerimize olumsuz yansıyabileceğini göz önünde bulundurmalıyız. Zihinsel açıdan stres ve huzursuzlukların artabileceği bu zaman diliminde, baş ve göz ağrılarına karşı da fiziksel olarak daha hassas olabiliriz. Ayrıca bugün Merkür’ün Terazi burcunda 29 dereceye, yani krizli kabul edilen anaretik dereceye doğru ilerlemesi nedeniyle sarf ettiğimiz sözlere ve iletişim dilimize ekstra özen göstermemiz büyük önem taşıyor.
30 Eylül Çarşamba Ay ile Jüpiter arasındaki dik açının etkili olduğu sabah saatlerinin ardından, saat 02.36’da boşluğa giren Ay gün genelinde boşlukta ilerliyor ve saat 20.25’te İkizler burcuna geçiyor. Ay’ın Mars ile kuracağı altmışlık açının etkili olduğu akşam saatlerinde enerjimizi daha iyi dengeleyebilir, aksiyonlarımızda çok daha tutarlı olabiliriz. Ancak Merkür’ün saat 14.44’te Akrep burcuna geçişiyle birlikte gökyüzündeki senaryo oldukça kritik bir biçimde etkinleşmeye başlıyor. Zira Merkür’ün hem Mars hem de Plüton ile oluşturacağı stresli açı kalıbı bu geçişle beraber tetikleniyor. Dolayısıyla iletişimde dozu artabilecek sert ve keskin söylemler de tam olarak bu andan itibaren devreye girmeye başlıyor.
1 Ekim Perşembe günü boyunca Ay İkizler burcunda ilerliyor. Gece saatlerinden itibaren kolektif düzeydeki etkileşimlerin ve yaratıcı fikirlerin zihnimizde yoğun bir şekilde döneceği bir zaman dilimine adım atıyoruz. Ay ile Uranüs kavuşumunun etkili olacağı sabaha karşı saatlerde, aklımıza gelen farklı, yenilikçi ve orijinal fikirleri bir kenara not etmek oldukça faydalı olacaktır; zira bu düşünceler kişisel farkındalığımızı önemli ölçüde artırma potansiyeli taşıyor. Ay’ın Güneş ile kurduğu uyumlu açının devrede olduğu sabah saatlerine verimli ve dengeli bir başlangıç yapıyoruz. Önem verdiğimiz kişilerle bir araya gelmek ve güçlü iletişim kurmak için son derece elverişli bir zaman dilimindeyiz. Ay ve Satürn arasındaki uyumlu altmışlık açının etkisini göstereceği günün ikinci yarısında çok daha olgun, sağduyulu kararlar alabilir ve yapıcı fikir alışverişlerinde bulunabiliriz. Akşam saatlerinde Ay ile Jüpiter arasındaki altmışlık açının da bu tabloya katılmasıyla birlikte, gökyüzündeki enerji bütünüyle bilgece ve akıcı bir forma bürünüyor.
2 Ekim Cuma günün büyük bir bölümünde Ay İkizler burcunda ilerliyor. Gökyüzünde oldukça sert ve zorlayıcı etkilerin devrede olduğu bir gündeyiz. Sabah saat 05.45’te Ay ile Jüpiter arasındaki uyumlu açının kesinleşmesinin ardından boşluğa giren Ay, saat 22.54’te Yengeç burcuna geçene dek gün boyu boşlukta seyrini sürdürecek. Gökyüzündeki temel aktörlere baktığımızda; Merkür’ün önce Mars, ardından Plüton ile oluşturacağı dik açılar belirginleşiyor. Üstelik 3 Ekim’e de yansıyacak olan Mars-Plüton karşıtlığı bugünden itibaren gücünü hissettiriyor. Tüm bunlara Güneş ve Satürn arasındaki karşıtlık da eklendiğinde, özellikle finansal piyasalar ve ekonomi üzerinde son derece hassas bir zaman dilimine işaret ediyor. Alınacak sert kararlar ve keskin söylemler, piyasalara ve genel atmosfere oldukça gergin bir biçimde yansıyabilir. Türbülanslı ve olayların yönünü öngörmekte zorlanabileceğimiz bu süreçte, Ay’ın İkizler burcundaki seyri fikirlerin de çok çabuk değişmesine zemin hazırlıyor. Merkür’ün oldukça aktif olduğu bugün, beklenmedik açıklamalarla gündemin aniden farklı bir yöne kayması kuvvetle muhtemel. Sözlerimize, ticari girişimlere ve alışverişlere ekstra özen göstermemiz gereken, sinirsel anlamda hayli gergin bir zaman dilimindeyiz. Neyse ki Mars ile Neptün arasındaki uyumlu üçgen açı; biraz içe dönmek, manevi konulara yönelmek ve dinlenmeye vakit ayırmak adına destekleyici bir enerji sunuyor. Günün getirdiği ağır stresi; tartışmalardan uzaklaşarak, yardımlaşma duygusunu ön plana çıkararak ve içsel dengeyi merkeze alarak çok daha sağlıklı bir şekilde atlatabiliriz.
3 Ekim Cumartesi günü boyunca Ay Yengeç burcunda ilerliyor ve empati duygusunun, ailevi, ulusal ve ruhsal hassasiyetlerin ön plana çıktığı bir zaman dilimine işaret ediyor. Sabahın erken saatlerinde Ay ile Merkür arasındaki uyumlu açı devrede olacağından, önemli iletişim trafiğimizi günün bu ilk bölümünde gerçekleştirmek faydalı olacaktır. Diğer yandan, ilişkiler gezegeni Venüs bugün 8 derece Akrep burcunda geri hareketine başlıyor. Bu gerileme süreci, ilişkilerde geçmişe dönüp çözüm bekleyen konuların üzerinden geçilmesi ve gölge enerjilerle yüzleşilmesi gereken kritik bir döngüyü başlatıyor. Öğle saatlerinde devrede olacak Ay-Venüs üçgeni, geçmişte yapılan hataları ve ilişkilere yansıyan olumsuzlukları karşılıklı bir anlayışla konuşup telafi etmek adına destekleyici bir zemin sunuyor. Ancak gün genelinde Mars ile Plüton arasındaki sert karşıt açının etkileri çok güçlü bir şekilde hissedilecek. Buna Ay’ın Güneş ve Satürn ile oluşturacağı dik açılar ile Güneş-Satürn karşıtlığının giderek belirginleşen stresli enerjisi de eklendiğinde, gökyüzünde güç ve ego çekişmelerine, sert etkileşimlere açık zorlu bir tablo ortaya çıkıyor. Otorite figürleriyle ilişkilerde dirençlerle karşılaşabileceğimiz, süreçlerin kolay ilerlemeyeceği bir gündeyiz. Olası krizleri tırmandırmamak adına, etkili pozisyondaki kişilerle kritik görüşmeleri bugün yapmaktan kaçınmak ve karşılaşılan engellere bütünüyle objektif bir mesafeden yaklaşmak en akılcı strateji olacaktır.
4 Ekim Pazar günü boyunca Ay, Yengeç burcunda ve boşlukta ilerliyor olacak. Bir gün öncesinin yüksek tansiyonu ve stresli enerjileri bugüne de yansıyabilir. Güneş-Satürn karşıtlığının engelleyici etkileri devreye girerken; özellikle aile içi dinamiklerde ve erkek otorite figürleriyle kurduğumuz ilişkilerde çok daha özenli olmamız gerekiyor. İşlerin yavaşlayabileceği, gecikmelere ve engellenmelere açık olduğumuz bu zaman diliminde, karşılaştığımız dirençlere her zamanki gibi objektif bir bakış açısıyla yaklaşmak süreci daha rahat yönetmemizi sağlayacaktır. Bedensel ve ruhsal stresin artabileceği bu gökyüzü tablosu altında, sağlık açısından da tedbiri elden bırakmamak ve bağışıklığımızı yüksek tutmak büyük önem taşıyor.Sevgi, ışık ve umutla!
ÖNER DÖŞER, AMA, CAPISAR, CERTIFIED OPA
AstroArt Astroloji Okulu Yayınları Kurucusu




